(818 S. K. m. 73, 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
B.K.260.maddesi uyarınca temerrüt sebebine dayalı tahliye davasını kiralayanın açması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden kimsenin önceden kiracıya ihbar göndererek malik olduğunu, kira bedellerinin bundan sonra kendisine ödenmesini istemesi bu sonuçsuz kalırsa şartlara haiz temerrüt ihtarı tebliğ ettirmesi ondan sonra dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilmesi icapeder. Kiracıya tebliğ edilen ihtarın yasal şartları taşıması, istenen kira parasının muaccel olması ve bu kira bedelinin en az verilen otuz günlük süre içinde ödenmemiş olması gerekir. Kira parası götürülüp kiralayanın ayağında ödenmesi gereken borçlardan olduğundan ona götürülerek elden verilmesi veya masrafı kiracıya ait olmak şartıyla konutta ödemeli olarak gönderilmesi gerekir. Buna uygun olmayan ödemeler yasal değildir. Ancak buna aykırı bir ödeme teamülü taraflar arasında yerleşmişse ona uygun ödemede geçerli sayılır. Kiracı ve ya kiralayanın temerrüdü bu esaslara göre çözümlenir.
Olayımızda:Davalının kiracısı olduğu kiralananı davacı 5.6.2001 tarihinde satın alarak davalıya Haziran 2001 ayı kirası yönünden 22.6.2001 tebliğ tarihli temerrüt ihtarnamesi gönderilmiştir. Davacı yukarda açıklanan şekilde daha önce kiraların kendisine ödenmesi yönünden davalıya ihbarda bulunmadığından bu ihtarnameye dayanarak temerrüt nedeniyle davalının tahliyesini isteyemez. Üstelik ihtar üzerine davalının 16.7.2001 tarihinde konutta ödemeli olarak gönderdiği kira parasını almayarak kendisi temerrüde düşmüştür. Davacının daha sonra Haziran 2001 ayı kirası faizi ve Temmuz-Ağustos 2001 ayları kirası yönünden davalı hakkında yaptığı icra takibi üzerine de davacı aylık kiranın ne kadar olduğunu kanıtlayamadığından ve davalı kabul ettiği kira parasını 30 günlük yasal ödeme süresi içinde icra dosyasına ödediğinden temerrüt gerçekleşmemiştir.Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 20.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy