(743 S. K. m. 581, 630, 658, 659) (4721 S. K. m. 640, 683, 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şuf'a davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, şufalı payın iptali ile davacılar adına tescili istemlerine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacılar vekil tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının dayandığı pay iştirak halinde mülkiyete konu ise tüm iştirakçilerin birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü icabeder. Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce tasdikli muvafakat belgesi ibrazı suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet vermekle yapılabilir. Bunlardan birinin gerçekleşmesi halinde muvafakat veren ortağın davacı safında yer alarak davayı takip etmesine gerek kalmaz. Muvafakat veren ortak haktan vazgeçtiğini de beyan ederse davanın kabulü halinde şuf'alı pay diğerleri adına davacı dışındakilerin hepsi haktan vazgeçerse şuf'alı pay sadece davacı adına tescil edilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa payı bırakan murisin terekesine M.K.581-630 maddeleri uyarınca görevli mahkemede mümessil tayini için davacıya süre verilir. Mümessil davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter, davayı mümessil takip eder. Mümessille takip edilen davanın kabulü halinde şuf'alı payın tereke adına tescili gerekir. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması icabeder.
Şuf'a hakkının tapuda yapılan satışın öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde kullanılması gerekir. İştirakçi ortaklarda da bunlardan satışı en geç öğrenenin öğrenme tarihine göre bir aylık hak düşürücü süre saptanır. Diğer ortakların daha önce öğrenmesi önem taşımaz. Bu hak her türlü irade bildirimiyle kullanılabileceği gibi doğrudan doğruya dava açmak suretiyle de kullanılabilir. Dava dışı kullanılan irade bildirimi süreyi koruyacağından yasal süresi içinde her zaman dava açılabilir. Şuf'a hakkı tapudaki satış işleminden sonra doğacağından şuf'alı payın daha önce satılacağının öğrenilmesi veya hak sahibine vaki satın alma teklifinin kabul edilmemesi hiçbir hukuki değer taşımaz. Davalı hak düşürücü süre geçirildiği savunmasında bulunmuşsa bunu ispat etmesi gerekir. Bu konuda tanık dahil her türlü delil ikamesi mümkündür. Önce davalı delillerinin daha sonra varsa davacı delillerinin toplanması gerekir.
Olayımızda: Davacılar, davaya konu 226 parsel numaralı taşınmazdaki 2.11.2000 ve 14.11.2000 tarihlerinde davalıya yapılan pay satışları sebebiyle, şufa haklarına dayanarak 1.2.2001 tarihinde açmış oldukları iş bu dava ile şufalı payların iptali ile kendi adlarına tapuya tescilini talep etmişlerdir.
Davalı, 1 aylık hak düşürücü sürenin geçirildiğini davanın reddini savunmuştur. Mahkeme davanın öğrenmeye nazaran 1 aylık hak düşürücü süre geçirildiğinden bahisle süresinde açılmayan davanın reddine karar vermiştir.
Davalı yukarıdaki esaslar doğrultusunda, hak düşürücü sürenin geçirildiği savunmasını ispat açısından tanık dinletmiş, dinletilen tanıklar her iki davacıya 2.11.2000 ve 14.11.2000 tarihlerindeki
satışlardan önce yapılan, satın alma tekliflerinden bahsetmişlerdir. Bu durumda, tanık beyanlarına göre, davacıların satış tarihinde, satışını öğrendiklerinin kabulü mümkün bulunmadığından, davacıların bildirdikleri 17.1.2001 tarihindeki öğrenmelerine nazaran 1.2.2001 tarihinde açılan dava süresindedir. Bu durumda işin esası incelenerek, neticesine hüküm tesis edilmesi gerekirken süre geçirildiği sebebiyle davanın reddi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 27.4.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy