(743 S. K. m. 627, 628, 629, 630) (4721 S. K. m. 698, 699, 701, 702) (2004 S. K. m. 121)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Ali K. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava üç parça taşınmaz mal ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece borca yeter miktarda taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Ali K. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İştirakli ortağın alacaklısı da İcra Tetkik Merciinden alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. 14.4.1943 gün ve 15/48 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre yetki belgesinin İcra Tetkik Merciinden alınması zorunludur. İcra Memurunun böyle bir yetki belgesi verme hakkı yoktur.Tetkik Merciinden belge alınmadan doğrudan doğruya veya İcra Memurunun verdiği belgeye dayanılarak dava açılması halinde dava reddedilmez, yetkili merciinden gerekli belge alınmak üzere davacıya süre verilmesi gerekir.
Alacaklı tarafından ortaklığın giderilmesi davasının açılması halinde borçlu ortak dahil tüm iştirakli ortakların davaya dahil edilmesi zorunludur.
Davada iştirakli ortağın borç miktarının saptanması dava konusu taşınmaz birden fazla ise dava tarihindeki borçlu ortağın payına isabet eden değerler itibariyle taşınmaz miktarının tespit olunması gerekir. Bunun sonucu borca yetecek taşınmaz veya taşınmazların ortaklığının giderilmesi fazla kısımlara ilişkin davanın reddedilmesi icap eder.
Olayımızda:Davacı borçlu davalı Ali K'dan olan toplan 3.961.700.000.-TL alacağının tahsili için üç ayrı icra takibi yapmış ve yetki belgesine dayanarak borçluya babası Hüseyin K'tan intikal eden dava konusu üç parça taşınmazın ortaklığının giderilmesini istemiştir. Mahkemece taşınmazların satışına karar verilmiş ise de taşınmazlara ayır ayrı değer takdir ettirilerek borç miktarına yetecek sayıda taşınmazın satışına karar vermek gerekirken bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 17.6.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy