(2942 S. K. m. 21, 30)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şuf'a davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. Okan Yılmazyurt, davalı vekili Av. Betül Vural geldiler. Hazır bulunanların şifai beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava şufalı payın iptal ve tescili istemine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin şufalı payın ilişkin bulunduğu taşınmazda paydaş olduklarını, paydaşlardan Altındağ Belediyesinin 290/462 payını 21.4.2000 tarihinde davalı Ankara Büyükşehir Belediyesine satması nedeniyle şufalı payın iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili Ulus tarihi kent merkezi koruma ıslah imar kapsamında kalan taşınmazın 2942 Sayılı Yasanın 30. maddesine göre kamulaştırıldığını, bu sebeple tapu devir işleminin 21.4.2000 tarihinde tamamlandığını, şufa hakkının kullanılamayacağını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, dava konusu yerden imar geçtiğinden parsellere bölünmek suretiyle fiili taksim yapıldığından davanın reddine karar vermiştir.
Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık şufalı payı kapsayan taşınmazın kamulaştırılıp kamulaştırılmadığı, dolayısı ile davacıların şufa hakkını kullanıp kullanamayacakları noktasındadır. Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 7.11.1996 tarih 4524 sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli Ulus Tarihi Kent Merkezi Koruma Islah imar planının onanması nedeniyle proje çalışmalarının yapılacağı saha içerisinde kalan aralarında dava konusu 8787 ada 14 parsel sayılı taşınmazında bulunduğu taşınmazlardan, şahıs parsellerinin 2942 Sayılı Yasanın 7. maddesine kamu ve kurumlara ait taşınmazların da yine aynı yasanın 30. maddesine göre etaplandırılarak kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine Ankara Büyükşehir Belediyesi lehine kamulaştırma şerhi işlenmiştir. Hacı Bayram projesi kapsamında toplam 27 adet parseldeki 3441 m2 ile Bentderesi projesi kapsamında 13 adet parseldeki 4209 m2 hissenin toplam 847.000.000.000.-TL bedelle 2942 Sayılı Yasanın 30. maddesine göre Altındağ Belediyesinden satın alınması Büyükşehir Belediye Encümeninin 28.12.1999 tarih 4823/7789 Sayılı kararı ile kabul edilmiş, 40 adet parselin tapu devir işlemi 21.4.2000 tarihinde tamamlanarak davalı adına tescili yapılmıştır. 21.3.2000 tarih 719 Sayılı Büyükşehir Belediye Encümen kararında 7.11.1996 tarihli karar ile kamulaştırılan 25.2.1999 tarih 706/1155 Sayılı Karar ile blokesi yapılan 1. Etap alanda kalan kadastro imar ada ve parsellerden 2942 Sayılı Yasanın 21. maddesine göre tek taraflı olarak kamulaştırmadan vazgeçildiği belirtilmiş ise de, dava konusu taşınmazın hangi etap içinde kaldığı, bu vazgeçmenin onu da kapsayıp kapsamadığı anlaşılamamaktadır.
Kamulaştırma, devlet ve kamu tüzel kişileri tarafından kamu yararı için gerekli özel kişilere ait taşınmazların ve kaynakların yasada gösterilen esas ve usullere göre yetkili organlarca verilen karar uyarınca ve parası peşin ödenerek zorla mülkiyetin alınması veya irtifak kurulmasıdır. Taşınmaz mülkiyetinin temliki sonucunu doğuran kamulaştırma işleminde esas amaç kamu yararının gözetilmesi olduğundan gerçek bir satım kabul edilmeyen kamulaştırmada şufa hakkının kullanılması mümkün değildir. Bir taşınmazdaki belirli bir payın kamulaştırılması söz konusu olamayacağından, kamulaştırmaya ilişkin evraklar getirtilerek taşınmazın tamamının veya belirli bir kısmının ifraz edilerek kamulaştırılıp kamulaştırılmadığının tespit edilmesi, kamulaştırılmışsa bu kamulaştırmanın yasa hükümleri çerçevesinde kesinleşip kesinleşmediğinin, 21.3.2000 tarihli encümen kararında adı geçen yasanın 21. maddesine göre tek taraflı olarak kamulaştırılmasından vazgeçilen 1.etap alanda kalan taşınmazlar içinde dava konusu taşınmazın bulunup bulunmadığının araştırılması, sonucuna göre davacıların şufa haklarının olup olmadığı saptandıktan sonra işin esası hakkında karar vermek gerekirken bu yön üzerinde durulmadan noksan inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 250.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.07.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy