(4721 S. K. m. 732, 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı (Tereke mümessili vekili) tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde Davacı vekili Av. M. Celil Kayıkat ve Davalı Ömer Dinçer vekili Av. Ayşegül Aşkın geldiler. Hazır bulunanların şifai beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, şufalı payın iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, ön alım davasına konu edilen taşınmazdaki 297/734 payın 26.08.1997 tarihinde tapuda trampa suretiyle davalı Ömer Dinçer'e devredildiği hususunun 19.08.1999 tarihinde öğrenildiğini belirterek 25.08.1999 tarihinde açmış olduğu iş bu dava ile şufalı payın iptalini isterken, tapuda yapılan işlemin aslında satış olduğu halde şufa hakkının kullanılmasını önlemek amacıyla trampa şeklinde gösterildiğini ileri sürmüştür. Davalı hak düşürücü sürenin geçirildiğini, fiili taksim bulunduğunu davanın reddini savunmuştur.
1- Davanın değeri 160 milyon TL olarak gösterilerek Sulh Hukuk Mahkemesinde ikame edilmiş, mahkeme keşif yaparak değer belirlemiş ve görevsizlik kararı vermiştir. Görevsizlik kararı Yargıtay'dan geçerek kesinleşmiştir. Mahkemece yargılamaya başlamadan önce görevsizlik kararındaki değer esas alınarak harcın ikmali ile ondan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken, harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam olunması hatalı olmuştur.
2- Davacı taraf davalıya yapılan temlikin gerçekte satışa dayalı olarak yapıldığını, şufa hakkının kullanılmasının önlenmesi amacıyla işlemin trampa olarak gösterildiğini, sözleşmede muvazaa yapıldığını bildirmiş, iddiasını ispat zımnında delil listesi ibraz etmiştir. Delil listesinde gösterilen davacı delillerinin toplanması varsa karşı taraf delillerinin sorulması, tüm deliller bir arada değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerekirken bunun yapılmamış olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA ve 250 milyon TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy