(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 84)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av. Neslihan Erdem ve davacı vekili Av. İsmail Keklik geldiler. Hazır bulunanların şifai beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle tahliye, icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının 15.02.1999 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, sözleşmeye göre 15.08.2001 tarihinde ikinci taksit olarak ödemesi gereken 6000 DM karşılığı kira alacağı 4.051.484.000. TL ile % 60 yasal faiz 1.168.154.000. TL başvurma harcı 31.970.000. TL için 08.02.2000 tarihinde icra takibi başlattıklarını, ödeme emrinin 12.02.2002 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının kısmi itirazda bulunarak 13.03.2002 tarihinde dosyaya 4.051.404.000. TL ödediğini, faiz, icra gideri, vekalet ücretini ödemediğini, yatırılan kira alacağı aslından tahsil harcı ve cezaevi harcı kesilerek alacaklıya 3.824.620.000. TL ödendiğini, kısmi itirazın iptaline, takibin devamına, kiralananın tahliyesine, % 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, kısmi itirazın haklı nedene dayandığını, yasal otuz günlük ödeme süresi içinde asıl kira borcunun ödendiğini, faiz, icra gideri, vekalet ücretinin ödenmemesinin temerrüde esas alınamayacağını, davanın reddini savunmuştur. Mahkeme istemin aynen kabulüne karar vermiştir.
Asıl kira alacağı dışında kalan faiz ve eklentilerin zamanında ödenmemesi temerrüde esas olmaz. Yatırılan paranın Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi gereğince öncelikle faiz alacağına mahsubu mümkün değildir. Kira parası hakkında yapılan icra takibinde cezaevi harcı alacaklıya (kiralayana) ait bulunduğundan borçluya (kiracıya) yükletilemez. Faiz, yargılama gideri ve icra masrafından dolayısı ile eksik ödemenin tahsili zımnında alacaklının takibe devamı mümkündür. Davalı ihtarlı ödeme emrinde tanınan yasal otuz günlük sürede asıl kira alacağını icraya öderken, yatırılan bu paranın asıl kira alacağı olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu durumda temerrüt olgusu gerçekleşmemiştir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA 250 milyon TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 08.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy