(1086 S. K. m. 237)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar dairemizin 8.7.2002 tarih ve 4490-4658 s. ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Bu kararın tashihen incelenmesi davacı tarafından süresi içerisinde istenilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Kira sözleşmesine aykırılık nedenine dayalı olarak açılan tahliye davasının kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralanana ilişkin 1.3.1996 başlangıç günlü ve 4 yıl süreli kira sözleşmesinde kiralayanlar Mehmet Erdoğan-Necati Turan-Murat Tayfun Türedioğlu'dur. Murat Tayfun Türedioğlu'nun tek başına sözleşmeye aykırılığın giderilmesi istemli Ankara 10.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/566 esasında kayıtlı 17.5.2000 gününde açtığı davanın yargılamasında, mahkeme esasa girmeden akde aykırılığın giderilmesi için davalıya gönderilen süreli ihtarnamenin bütün kiralayanlar tarafından keşide edilmediğinden davayı reddetmiş, hüküm 26.1.2001 gününde kesinleşmiştir. Bu defa davacı 27.2.2001 gününde aynı konu ve sebebe dayanarak davalının sözleşmeye aykırı olarak mimari projeye aykırı tadilat ve imalat yapması sebebiyle dava açarken sair kiralayanların paylarını 29.4.1998 gününde satın almak suretiyle kiralananın tek başına maliki olduğuna ait tapu kaydını eklemiş, bu suretle sair kiralayanların da haklarına halef olduğunu açıklayarak kiralananın tahliyesini istemiştir. 26.10.2000 tebliğ günlü eski hale getirme ihtarnamesinin satın almak suretiyle sair kiralayanların haklarına halef olan davacı tarafından keşide edilmesinde ve davanın açılmasında bir usulsüzlük yoktur.
HUMK. nun 237. maddesi uyarınca maddi anlamda kesin hükmün varlığından söz edilebilmesi için her iki davada da tarafların, dava konusunun ve sebebinin aynı olması zorunludur. Dava şartı yokluğundan dolayı, davanın usulden reddi kararı ancak ait olduğu o şartın yokluğu hakkında kesin hüküm teşkil eder. Davanın esası hakkında kesin hüküm teşkil etmez. Dava şartı yokluğundan reddedilen dava, noksan dava şartı tamamlandıktan sonra yeniden açılabilir.
Olayda, davacının malik ve kiralayanların haklarına halef sıfatıyla tek başına süreli ihtar gönderip, dava açtığı, Ankara 10.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/566 esas-918 karar s. kesinleşen dosyanın bu dava için dava şartı noksanlığının giderilmesi sebebiyle maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği, bilirkişi kurulu raporuyla davalının mimari projeye aykırı, binanın taşıyıcı sistemini olumsuz etkileyecek biçimde tadilat ve imalatlar yaptığı, bu sebeple kira sözleşmesine aykırılık olgusunun gerçekleştiği bu defa ki incelemeden anlaşıldığından karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemizin bozma kararının kaldırılarak, mahkemenin tahliye kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple karar düzeltme isteminin KABULÜNE, dairemizin 8.7.2002 gün 4490 esas/4658 karar s. bozma kararının KALDIRILMASINA, mahkemenin 27.2.2002 gün 2001/266 esas-2002/485 s. kararının ONANMASINA ve temyiz eden davalıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına 08.10.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Kiracının akte aykırı hareket etmesi halinde kiralayan bozucu yenilik doğuran hakkını kullanarak kira akdini sona erdirebilir. Kiralayanın bu konudaki irade açıklaması akdin son bulmasını sağlayan hakkın özü ve davanın esası ile ilgili bir irade açıklamasıdır. Bu irade açıklamasının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, feshi sonucu doğurup doğurmadığı ancak işin esasının tetkiki ile anlaşılabilir.
Davacı tarafından davalıya keşide ve tebliğ edilen davacının irade açıklamasını taşıyan ihtarname Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/566-918 s. dava dosyasında tartışılmış, hukuki sonuç doğurmadığından söz edilerek dava esastan reddedilmiştir. Bu duruma göre noksan dava şartından ve tamamlatılmasından söz etmek mümkün değildir. İki ihtarname arasında irade, içerik, istem ve tarafları arasında hiçbir fark yoktur. Tek farkı zaman farkıdır. Daha önce aynı sebeple açılarak red edilen ve kesinleşen dava ile bu davanın konusunu teşkil eden maddi olay, davanın hukuki sebebi, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamedeki irade açıklaması ve davanın tarafları tamamen aynıdır. Bu hali ile bozma kararında açıklandığı üzere ortada kesin hüküm vardır. Karar düzeltme isteğinin reddi gerektiği görüşündeyiz. 08.10.2002 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy