(743 S. K. m. 658)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava şufalı payın iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin Kemalpaşa Ulucak Bayrakkuyu mevkiindeki 479 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın paydaşlarından biri olduğunu, 955/2000 payının 15.11.2000 gününde davalı tarafından satın alındığını, gerçek satış bedeli 6.500.000.000.-TL olmasına karşılık şufa hakkını engellemek amacıyla 22.000.000.000.-TL üzerinden işlem yapıldığını, satış bedelinde muvazaa olduğunu, satış bedeli gerekli tapu harç ve masraflarının belirlendikten sonra bu bedeli yatıracağını belirterek şufalı payın iptali ile tescilini istemiştir.
Davalılar vekili, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları ve davayı kabul etmediklerini, tapuda gösterilen bedelin gerçek bedel olduğunu, davacının hissesini de aynı bedelden almak istediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davaya konu edilen pay 15.11.2000 gününde davalıya satılmış, dava ise 11.12.2000 gününde bir aylık hakdüşürücü süre içinde açılmıştır. Şufa hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda paydaşlardan birinin payını kısmen veya tamamen üçüncü şahsa satması halinde sair paydaşların aynı şartlar dahilinde o payı öncelikle ve belirli sürede satın alma hakkını veren yenilik doğuran bir haktır. Bu hakkın kullanılmasına ait iradenin karşı tarafa ulaşması yada dava açılmasıyla, kapsam ve şartları aynı olan şufa hakkı sahibi ile üçüncü şahıs arasında bir satım ilişkisi meydana gelir.
Olayımızda; davacı bedelde muvazaa yapıldığını ileri sürerek iş bu davayı ikame etmiştir. Satım sözleşmesinin tarafı olmayan davacının bu iddiasını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. Nitekim bu konuda mahallinde keşif yapılmış, şufalı payın satış tarihi itibariyle 30.000.000.000.-TL dava tarihi itibariyle 31.000.000.000.-TL olduğu bilirkişilerde ifade edilmiş ve davalı tanıkları da dinlenmiş bunlarda tapudaki satış bedelini teyit eder nitelikte beyanda bulunmuşlardır. Bu deliller ve dosya içeriğine göre davacı bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamamıştır. Şufa bedeli tapuda gösterilen satım bedeli ile davalı tarafından yapılan harç ve masrafın toplamından ibarettir.
Satış bedeli ile davalı tarafından ödenen tapu harç ve masrafları depo edilmesi için davacıya uygun süre verilmesi, şufa bedeli verilen süre içerisinde yatırıldığı takdirde bu bedel üzerinden şufa hakkının tanınması gerekirken bundan zuhul ile yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy