(818 S. K. m. 288) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair kararın temyiz incelemesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı, kiralananın tahliyesi, icra inkar tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkeme kiralananın tahliyesine, icra takibine konu alacak ödendiğinden ödemelerin infazda nazara alınmasına, icra inkar tazminatı isteklerinin reddine karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı şirketin 10.9.1999 başlangıç tarihli işletme, devir ve kira sözleşmeleri uyarınca davacı şirkete ait ( M ) ( K ) mağazası içindeki 65 m2'lik kapalı alanda kiracı ve işletici olarak bulunduğu yerin Ocak, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz 2000 aylarına ilişkin kira paralarının, 22.8.2001 tarihinde başlatılan icra takibi üzerine gönderilen 24.8.2001 tarihli ödeme emrinde tanınan otuz günlük süre içerisinde ödemeyip icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, tahliye ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili mahkemenin görevsiz ve 10.9.1999 tarihli sözleşmenin bir hasılat kirası sözleşmesi olduğunu, Borçlar Kanununun 288.maddesi hükmünce ihtarlı ödeme emrinde 60 günlük ödeme süresi verilmediğinden temerrüdün gerçekleşmediğini, yargılama sırasında sağlanan mutabakat ile icra dosyasındaki borcun davacıya ödendiğini, davanın reddini savunmuştur.
Kiralananın Borçlar Kanununa tabi olması, bu kanunun kiracının temerrüdünü düzenleyen hükümleri uyarınca tahliyenin istenmesi karşısında HUMK.nun 8/II-1 bendine göre mahkemenin görevli bulunması sebebiyle davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde açılıp yürütülmesinde ve karara bağlanmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık kiralananın ve kira sözleşmesinin adi kira yada hasılat kirası olup olmadığı noktasındadır. Davacı ile dava dışı Anonim Şirketi arasındaki 10.9.1999 başlangıç tarihli 5 yıl süreli işletme sözleşmesi başlıklı akit ile buna bağlı olarak davanın tarafları arasında yapılan 1.1.2000 tanzim tarihli sözleşmenin içeriğine, kiralananın işletilmesinden elde edilecek gelirin belli bir kısmının kiralayana ödenmesi konusundaki hükmüne ve işletme biçimine göre sözleşmenin hasılat kirası niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Hasılat kirasında kiracının temerrüdünü düzenleyen Borçlar Kanununun 288.maddesi gereğince, kiracı muaccel olan kira paralarını ödemediği takdirde kiralayan altmış günlük bir süre vermek suretiyle kiranın ödenmesini, aksi takdirde akdin feshini ve kiralananın tahliyesini isteyebilir. Davacı tarafından davalı aleyhine yapılan icra takibindeki takip talepnamesinde ve buna bağlı olarak düzenlenen ödeme emrinde ödeme için otuz günlük süre verilmiştir. Bu ihtarlı ödeme emri Borçlar Kanununun 288.maddesine uygun olarak düzenlenmediğinden buna dayanarak tahliye kararı verilemez. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar tesisi hatalı olduğundan hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 250.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy