(743 S. K. m. 581, 582, 583, 584, 584/A, 585, 586, 587, 588, 589, 590, 591, 592, 593, 594, 595, 596, 597, 598, 599, 600, 601, 602, 603, 604, 605, 606, 607, 608, 609, 610, 611, 612, 613, 614, 615, 616, 617, 618, 619, 620, 621, 622, 623, 624, 625, 626, 626/A, 626/B, 627, 628, 629, 630)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davacılar tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, şufalı payın iptali ile davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde müvekkillerinin murisi Nuri Çömlek'in taşınmazdaki dava konusu payını düşük bedelle torunu olan davalı Selçuk Çömlek'e sattığını, yapılan işlemin muvazaalı olması sebebiyle anılan payın bu kez 26.06.1997 gününde sair davalı Yusuf Delibaş'a satıldığını, davacıların satış işlemini yeni öğrendiklerini şufa haklarını kullanmak istediklerini belirterek şufalı payın iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar Mehmet Çömlek ve Yusuf Delibaş vekili ile davalı Selçuk Çömlek davanın süresinde açılmadığını, payın önce davacılara teklif edilmesine rağmen davacıların almayacaklarını beyan ettiklerini, davanın iyi niyetle açılmadığını, taşınmazın fiilen taksim edilmesi sebebiyle şufa hakkının kullanılamayacağını davanın da yalnızca pay sahibine karşı açılması gerektiğini, davanın reddini savunmuşlardır. Davacıların taşınmazda müstakilen kendi adlarına kayıtlı payları bulunmamaktadır. Murisleri olan Nuri Çömlek'in tapudaki 1087/2400 payına dayanarak bu davayı açmışlardır. Sunulan veraset belgesinden davacılar dışında davalı Mehmet Çömlek'in de muris Nuri Çömlek'in mirasçısı olduğu anlaşılmaktadır. Davacıların dayandığı pay iştirak halinde mülkiyete konu olduğundan bütün iştirakçilerin birlikte dava açması ya da birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Ancak sair mirasçı Mehmet Çömlek davada davalı taraf gösterilmiş ve yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur. Bu biçimde davaya ait ortakların tümünün muvafakati sağlanmamış olduğundan davacı tarafa miras bırakan muris Nuri Çömlek terekesine Türk Yasası Medenisi'nin 581-630 maddeleri uyarınca mümessil tayini için süre verilmesi, davanın tayin edilecek mümessil vasıtası ile yürütülmesi ve davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken bundan zuhul olunarak noksan inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeple temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 07.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy