(4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava 11 adet taşınmazda şufalı payların iptali ve tescile ilişkindir. Mahkemece üç adet taşınmazla ilgili davanın atiye bırakılmasına, 8 adet taşınmaza ait davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, paydaşı bulunduğu 11 adet taşınmazda davalının pay satın aldığını, gerçek satış bedeli 5.000.000.000.-TL olduğu durumda şufa hakkı kullanılmasını önlemek için bedelde muvazaa ile satış bedelinin tapuda 10.200.000.000.-TL gösterildiğini ileri sürerek 15.3.2001 günü açmış olduğu iş bu dava ile şufa hakkının tanınmasını istemiş, yargılama sırasında ise 356, 556 ve 557 parsel s. taşınmazlara yönelik davasını atiye terk etmiştir. Davalı şufalı payların satışına davacının rızasının bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Şufa hakkı müşterek mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar. Payın üçüncü şahsa satılmasıyla kullanılır hale gelir. Dosyaya ibraz edilen tapu kayıtları ve akit tabloları örneklerinden şufalı payların 26.2.2001 günü davalıya satıldığı anlaşılmaktadır. Dava 15.3.2001 günü kanuni 30 günlük hak düşürücü süre içinde açılmıştır. Her ne kadar davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasını kanıtlayamamıştır. Mahkemece davacıya tapuda gösterilen satış bedelleri ile tapu harç ve masraflarını yatırması için süre verilip bu bedeller de depo edildiğine göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken bundan zuhul ile yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeple temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy