(4721 S. K. m. 733)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı şufa davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili Av. M. Z. K. ve davacı vekili Av. E. Ö. gelmediler. Tebligat var. Dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, şufalı payın iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, önalım davasına konu edilen şufalı payların bulunduğu taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmazın bir kısım paydaşlarının paylarının 18.08.1999 ve 10.09.1999 tarihinde davalılara satması nedeniyle 15.09.1999 tarihinde süresinde açmış olduğu iş bu dava ile şufalı payların iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalılar vekili, davalılardan H. K.'in paylarını devreden İ., F., S ve H. K.'in anneleri, H., K., E. ve A.'nin de yengeleri olduğunu, dava konusu 77 parselin bu paydaşlarının paylarını 13 parselde kayıtlı taşınmaza karşılık adı geçen davalıya devrettiklerini, diğer davalı H.'nın da davalı H.'nin kardeşi bulunduğunu, temlikin gerçekte mirasta denkleştirme amacı taşıdığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiştir.
Mahkemenin daha önce verdiği karar, dairemizce davalılara yapılan temlikin yakın akrabalar arasında miras paylarının denkleştirilmesi maksadıyla yapıldığı savunması doğrultusunda davalıların delil olarak bildirdiği tanıkların dinlenmesi gereğine işaretle bozulmuştur. Mahkemece bu bozmaya uyulduktan sonra 08.05.2000 tarihli ara kararı ile davalılar vekilinin bildirdiği tanıklarının keşif mahallinde hazır edilmeleri ya da adlarına davetiye çıkartılması için masraf vermek üzere davalıya mehil verilmiştir. Bu ara kararı uyarınca hazır edilen davalı tanıklarından üçü keşif mahallinde dinlenmiştir. 09.05.2001 tarihli dilekçede bildirilen davalı tanıklarından dinlenmeyen ikisi sonradan duruşmada dinletilmek istenmiş ise de mahkemece bunlar dinlenilmeden, esas hakkında karar verildiği görülmektedir. Tanıkların hazır edilme yükümlülüğü davalı tarafa yüklenemeyeceği gibi, keşif ve tanıklarını hazır etme veya adlarına davetiye çıkartılmasına ilişkin ara kararı masraflar açısından da kesinlik taşımadığından davalıların H. K. ve Y. D. adlı tanıkları dinlenmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 10.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy