(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, davalının eşine ait aynı belediye hudutları içerisinde meskeni bulunması sebebiyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin maliki olduğu, davaya konu kiralananda kiracı olarak oturan davalı Ferda Ergüder'in eşi Cevat'ın oturmaya müsait yeni bir ev aldığını, bu nedenle 6570 Sayılı Yasa gereği davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı eşinden boşandığını, kendine ait olmayan bir taşınmazda oturmasının mümkün bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Dosya kapsamından 1.9.1988 başlangıç ve l yıl süreli yazılı kira sözleşmesine göre davalı Ferda'nın kiralananda kiracı olduğu, tapu sicil müdürlüğünün 28.8.2001 günlü yazısına göre 27.764 ada 8 parsel üzerinde kat mülkiyeti tesis edilen binadaki 3.kat 10 numaralı mesken vasıflı bağımsız bölümün davalı kiracı Ferda'nın eşi Cevat Ergüder'e ait bulunduğu ve davacının 6570 Sayılı Yasa gereği malik sıfatıyla iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dosyaya ibraz olunan Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinin 9.11.2001 günü kesinleşen boşanma ilamına göre de davalı kiracının eşinden anlaşmalı olarak boşandığı görülmektedir.
6570 Sayılı Yasanın 7/son maddesinde kiracının kiralananla aynı şehir veya belediye hudutları içinde kendisinin veya birlikte yaşadığı eşinin uhdesinde kayıtlı oturabileceği meskeni mevcutsa kiralananı malikinin isteği üzerine tahliye etmeye mecburdur hükmü yer almaktadır.
Her dava, davanın açıldığı tarihteki koşullar dikkate alınarak sonuçlandırılır. İş bu davanın açıldığı 26.6.2001 tarihinde kiralananda oturan kiracı ile eşi arasında açılmış bir boşanma davası yoktur. Yargılama devam ederken açılan boşanma davasının 6570 Sayılı Yasanın son maddesine dayalı olarak açılan tahliye davasına etkili olacağı düşünülemez. Bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın ret edilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K. nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 19.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy