(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi ve kira alacağına ilişkindir. Mahkemece tahliye isteğinin reddine alacağın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Hükmü temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının 15.02.1991 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kira parasını zamanında ödemediğini, bu konuda kendisine değişik ayların kira parası için iki ayrı ihtarname keşide edildiğini, bu sebeple kiralananın tahliyesini 303.750.000.-TL kira alacağı ve 382.900.000.-TL yakıt giderinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı çekilen ihtarnamenin eline geçmediğini, kira borcu bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararında davacıya çekilen ihtarnamelerin usulüne uygun şekilde yapıldığını kabul etmiş, ancak istenen kira miktarının ne olduğu belirtilmediğinden bu ihtarlarla davalı temerrüde düşürülemeyeceğinden tahliye isteğinin reddine, alacağın kısmen tahsiline karar vermiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 15.02.1991 başlangıç tarihli ve 1 yıl sürelidir. Kira parasının her ayın 15'inde aylık nakit olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından davalıya keşide ve tebliğ edilen 22.06.2001 tarihli tel ihtarında Şubat ve Haziran ayları kiralarının Borçlar Kanunun 260. maddesi uyarınca 30 gün içinde ödenmesini aksi halde tahliye davası açılacağı, 21.08.2001 tarihli tel ihtarında ise Şubat 2001 ve Ağustos 2001 ayları kirası aynı şekilde istenmiştir. Bu iki tel ihtarı Borçlar Kanununun 260. maddesinde öngörülen şekil şartlarına uygundur. İstenen aylık kira miktarının tel ihtarında gösterilmemiş olması bu ihtarnameleri geçersiz kılmaz. Davalı kabul ettiği miktarı dahi ödemediğine göre olayda temerrüt olgusu gerçekleşmiştir. Bu nedenle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken bundan zühul ile yazılı şekilde ret kararı verilmesi hatalı görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle alacağa yönelik temyiz itirazının reddi ile buna ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA; tahliye isteğinin reddine ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 21.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy