(3561 S. K. m. 2)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hükmü davalılardan İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, Beyoğlu, Sütlüce Mahallesi 2751 ada 5 parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında müşterek olduğunu, anlaşma ile aynen taksimi mümkün olmayan taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesini talep etmiştir.
Paydaşlardan A. oğlu İ. ile S. kızı H. bulunamadığından kendilerine 3561 sayılı kanun uyarınca İstanbul Defterdarı Kadir Boy kayyım olarak atanmış ve yargılama da vekili vasıtasıyla temsil edilmiştir.
Dava konusu edilen ve satışına karar verilen 2751 ada 5 parsel numaralı taşınmaz tapuda 80/371 S.B Vakfı, 15/371 İ,-15/371 H., 1044/4176 N.H, 783/4176 C.H, 785/4176 V.H.H, 783/4176 S.H, 783/4176 R.H adlarına kayıtlı olup, tetkikinde pay ve paydanın birbirini tutmadığı görülmüştür. Öncelikle bu husus üzerinde durularak yanlışlığın nereden kaynaklandığının araştırılması, gerekirse tapuda düzeltme davası açmak üzere ilgilisine süre verilmesi ve sonucunu gözetir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile satış karar verilmesi hatalı olduğu gibi;
3561 sayılı kanunun 2. maddesinde sözü edilen "harçtan muafiyet" kuralı, kayyım tayin edilen mal memurunun doğrudan hazinenin hak ve menfaatini ilgilendiren işlemleri hakkında söz konusudur. Hazinenin kendi mülkiyet hakkına dayanarak taraf olduğu davalarla 3561 Sayılı Kanundan doğan nedenlerle bir başkasını temsilen taraf olduğu davaları birbirinden ayrı tutmak gerekir. Hal böyle olunca davamızın niteliği de nazara alındığında harcın yükümlüsü yargı harcı" bağışıklığı bulunmayan paydaş olduğundan, satış bedeli üzerinden % 09 oranında hesaplanacak harcın davanın tarafı olup, doğrudan yasal muafiyeti bulunmayan paydaşlardan payları oranında tahsiline karar vermek gerekirken, kayyımla temsil edilen hissedarlar hariç tutularak, harcın diğer hissedarlardan payları oranında tahsiline karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 24.12.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy