(4721 S. K. m. 699)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava bir adet taşınmazın paylaştırılmasına ilişkindir. Mahkemece taşınmazın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen taşınmaz hakkında taksim projesi hazırlattığını, buna göre taşınmazın ikiye ifraz edilebileceğini, tarafların bu taksim şekline rıza gösterdiklerini, ancak davalının tapuda işlem yapmaya yanaşmadığını belirterek anlaşma doğrultusunda taşınmazın aynen bölünerek paylaşılmasını talep etmiş, davalı taşınmazın ifrazı konusunda davacı ile anlaştıklarını, ancak projede miktar eşitliğinin sağlanmadığını, davacıya daha fazla yer düştüğünü savunmuştur.
Paylaşma davaları, paylı ve elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi mallarda ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren toplu mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı ve taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Davanın bu niteliğine göre paydaşlar vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden payları oranında sorumludur.
Medeni Kanun'un 699. maddesinde göre dava konusu edilen taşınmazın aynen bölünmesi mümkün ise bu yönde karar verilmesi gerekir. Paylaşma davalarında taşınmazın aynen bölünmesi istendiğinde taşınmazın miktarına, pay ve paydaş sayısına, imar mevzuatına göre aynen bölünmenin mümkün olup olmadığının araştırılması, aynen bölünmesi mümkün ise fen ehline ifraz projesi düzenlettirilmesi icap eder. Taşınmaz belediye ve mücavir alan hudutları içerisinde ise proje eklenerek belediyeden, belediye ve mücavir alan dışında ise İl İdare Kurulundan imar kanunu ve mevzuatı uyarınca aynen bölünmenin mümkün olup olmadığı sorularak saptanır.
Somut olayda; taraflar haricen harita mühendislerine hazırlattırdıkları ifraz krokisi doğrultusunda belediye encümeninin 10.6.2002 günlü kararıyla taşınmazın ikiye ifrazı hakkında karar almışlardır. Bu halde mahkemece ifraz krokisini bilirkişi marifetiyle mahalline uygulatarak düzenlenen bilirkişi raporunun onay makamına gönderilmesi, alınacak cevaba göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi Harçlar Yasası hükümlerine göre aynen bölünmesine karar verilen taşınmazın değeri üzerinden nispi harcın tahsili yerine maktu harç alınması da hatalı olmuştur.
Hüküm bu sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 26.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy