(6570 S. K. m. 7)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davacı davalılardan M.A. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve ödenmeyen kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkeme davalı A.A. hakkında açılan davanın reddine, davalı M.A. hakkında açılan davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine ve ödenmeyen 2.120.000.000.-TL kira alacağının tahsiline, % 10 gecikme faiz talebinin reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili ve davalılardan M.A. tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı M.A.' ın diğer davalının kefaletiyle müvekkiline ait kiralananda 10.02.200 başlangıç tarihli yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, kira sözleşmenin husus 5. maddesinde müteakip yıllar kira artışı % 100'den aşağı olamaz hükmü olduğu halde, davalının yeni başlayan dönem kirasını 300.000.000.-TL ödemesi gerekirken 2001 Şubat ayı kirasını 185.000.000.-TL yatırdığından bahisle 2001 Şubat ayının eksik yatan 115.000.000.-TL ile aktin hususi şartlarının birinci maddesine göre muaccel olan dönem sonuna kadar kiraların toplamı olan 2.699.828.160.-TL'nin % 10 gecikme faizi ile ödenmesi için ihtar keşide ettiğini, davalının süreli ihtara rağmen ödemede bulunmadığından temerrüt nedeniyle kiralanan tahliyesini ve 2.675.000.000.- TL kira alacağının % 10 gecikme faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı M.A. duruşmalara katılmamıştır.
Taraflar arasında düzenlenen 10.02.200 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira akdinin hususi şartlarının beşinci maddesinde "Kira sözleşmesi, müteakip yıllarda devam ettiği takdirde kira bedeli her kira dönemi başında para değerindeki düşüş toptan eşya fiyatlarındaki artış oranı, enflasyon hızı, emsal kira bedelleri gibi faktörler dikkate alınarak artırılacaktır. Bu artış oranı yüzden aşağı olamaz" hükmü yer almakta olup, bu hüküm kira artışı yönünden muayyen ve belirgin olmadığından temerrüde esas olamaz. Davalı, yeni dönem kirasını süresinde ve sözleşmeye uygun biçimde ödediğinden temerrüt olgusu gerçekleşmemiştir. Davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 13.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy