(6570 S. K. m. 7, 8)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekilleri tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin, su istasyonu işletmekte olduğunu, kiradaki işyerine ait kira sözleşmesinin 15.7.2002 tarihinde sona ereceğini, sözleşmenin kiralayanca yenilenmeyeceğinden icra tehdidi ile karşı karşıya bulunulduğunu bu nedenle, 11.9.2001 tarihinde iktisap edilen dava konusu kiralanana, işyeri olarak ihtiyaçları olduğundan bahisle kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davalı, ihtiyacın samimi olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
İşyerine ilişkin tahliye davalarında, ihtiyaçlının kirada olması halinde, ihtiyacın samimi kabul edilebilmesi için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması yada kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte, hiç olmazsa çalışılan yerle eşdeğer vasıfta bulunması gerekir. Eşdeğerlilik halinde mülkiyet hakkının üstünlüğü nazara alınarak aynı işin kiralananda yapılmasında ihtiyaçlının tercihi esas alınır. Tehdit ve üstünlük koşullarından birinin varlığı, ihtiyacın kabulü için yeterlidir. İkisinin bir arada bulunması gerekmez.
Tahliye tehdidinin varlığı ileri sürülmemişse, mahkemece bu cihet resen araştırılamaz. Çünkü mahkemenin, ileri sürülmeyen bir husus hakkında inceleme yapması mümkün değildir. Ancak açıkça kiralananın üstün vasıfta olduğu belirtilmese dahi ihtiyaç iddiasının içinde bu isteğin varlığını kabul etmek gerekir. Üstünlük vasfı uzman bilirkişi aracılığıyla, halen ihtiyaçlının çalıştığı yer ve kiralananda keşif yapılarak, yapılacak iş yönünden her iki işyerinin kıyaslaması suretiyle saptanır.
Olayımızda, davacı vekilinin dava dilekçesinde sözünü ettiği, tahliye tehdidinin varlığı davacı tarafça ispat edilememiştir. Bu durumda mahkemece, yapılacak iş yukarıdaki esaslar doğrultusunda, kirada iş yapan davacının çalıştırdığı işyeri ile yeni iktisap edilen kiralananın, uzman bilirkişiler aracılığıyla mukayesesinin yaptırılması, üstünlük ya da eşdeğerlik vasfının belirlenmesi gerekir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. 'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 13.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy