(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının 2001 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ait kira bedellerini ödeme emrinin tebliğinden sonra ödediğini, yine 2001 yılı Ekim, Kasım, Aralık 2002 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ait kira farklarının ödenmesi amacıyla gönderilen ödeme emrinin tebliğinden sonra ödeme yaptığını öne sürerek iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili aylık kira bedelinin 500 milyon TL olmadığını, kira tespitine ilişkin hükmün kesinleştiğini ödeme emrinin tebliği ile birlikte öğrendiklerini, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki 01.10.1989 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesinde kira parasının her ay peşin ödeneceği kararlaştırılmış olup, 01.10.2000 - 01.10.2001 kira dönemine ait aylık kira bedelinin 500.000.000.-TL olduğu uyuşmazlık konusu değildir. 2001 yılı Ekim, Kasım, Aralık ayları kirası toplamı 1.500.000.000.-TL'nin ödenmesi amacıyla 25.10.2001 tarihinde düzenlenen ve davalıya 31.10.2001 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin düzenlendiği tarih itibariyle Kasım, Aralık ayları muaccel olmamakla birlikte muaccel olan Ekim 2001 ayı kirası ödeme emrinin tebliğinden sonra 29.11.2001 tarihinde ödenmiş olmakla bu ihtar haklıdır. 2. icra takibi 18.03.2002 tarihinde yapılmış ihtarlı ödeme 27.03.2002 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. Bu takiple Kadıköy 5.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2001/1156 esas, 2002/1214 karar sayılı dosyası ile artırılan kira parasından doğan fark istenmiştir. Ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte 18.02.2000 tarihinde onanmak suretiyle kesinleşen kira tespit kararından davalı haberdar değildir. Ödeme emri tebliğ ile hukuki sonuç doğuracağından yapılan bu takibin haklı olduğu kabul edilemez. İş bu ikinci takip haklı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken bundan zuhul ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Hüküm yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 06.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy