(4721 S. K. m. 698)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen parselin 1/2 hissesinin davacılardan Ömer Kahveci'ye vedia sözleşmesi ile ait iken davacı Osman Muzmul'a intikal ettiğini, açılan dava sonucu payın Osman Muzmul adına tapuya tesciline dair verilen kararın kesinleşmesine rağmen henüz tapuya tescilinin sağlanmadığını, bu nedenle diğer davacının da davada taraf olarak gösterildiğini, taşınmazın 1/2 hissesinin de davalıya ait olduğunu, ancak taşınmazın tasarrufu konusunda anlaşamadıklarını belirterek, aynen taksimi mümkün olmayan taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı Ömer Kahveci'nin taşınmazla bir ilgisinin olmadığını, dava tarihinde de davacı Osman Muzmul'un payının henüz tapuya tescil edilmediğini, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların davacılara ait olmadığını taşınmazın taksiminin mümkün bulunduğunu belirterek, satış talebinin ve davanın reddini savunmuştur.
Davacı Osman Muzmul dava konusu edilen taşınmazda 1/2 payı satış vaadi sözleşmesi ile satın aldıktan sonra vedia akdi ile diğer davacı Ömer Kahveci'ye devretmiş ve açtığı tapu iptali ve tescili davası sonucu Silivri Asliye Hukuk Mahkemesi 30.09.1998 tarih ve 1998/403-561 sayılı kararıyla diğer davacının 1/2 payının iptali ile davacı Osman Muzmul adına tesciline karar vermiş, hüküm 24.12.1998 tarihinde kesinleşmiştir. Ortaklığın giderilmesi davasından önce kesinleşen bu tapu iptali ve tescili ilamının tapuya tescili gerekir. Hükmün tapuya tescilinin sağlanması için davacıya süre verilmesi ve bundan sonra davanın esası hakkında hüküm kurulması icap ederken, kesinleşen ilama göre tapu kaydı oluşturulmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 13.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy