(818 S. K. m. 281, 285)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kira akdinin feshine, kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait 7500 m2'lik arazide sera zıraati yapmak üzere süresiz olarak kiraladığını, kiralananı boşaltması için kendisine bildirimde bulunduğunu buna rağmen tahliye etmediğinden kiralananın tahliyesi ile 3.000.000.000.-TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin bu yerde kiracı olmadığını mülk edinmek amacıyla Abdullah'dan zilyetliğini devir aldığını savunmuştur.
Davacı ile davalı arasında akti ilişki konusunda uyuşmazlık çıktığına göre mahkemece yapılacak ilk iş tarafların bu konuda delillerinin toplanması, akti ilişki olup olmadığı üzerinde durulması, akti ilişkinin varlığı ispat edildiği takdirde başlangıç ve süresinin belirlenmesi, Borçlar Kanunun hasılat kirasına ilişkin hükümleri dikkate alınarak feshi ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, davanın da süresinde açılıp açılmadığının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.5.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy