(4721 S. K. m. 698)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı paylaşma davasına dair karar davalılardan Fatma Ekdal ve dahili davalı Tuğçe Eldeniz tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava bir adet taşınmazın paylaştırılmasına ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışına karar verilmiş, hüküm davalılar Fatma Ekdal ve Tuğçe Eldeniz vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalılar Fatma Ekdal ve Tuğçe Eldeniz vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların dava konusu edilen 43 No'lu parsele birlikte malik olduklarını, taşınmazda davalı Hasan Bahadır Yılmazer'in intifa hakkının bulunduğunu, taşınmazın paydaşları arasında aynen bölüştürülmesinin mümkün olmadığını belirterek satışına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Fatma Ekdal ve Tuğçe Eldeniz vekili davalı Fatma'nın payına ait intifa hakkını davalı Tuğçe'ye devrettiğini, dava konusu parselin bitişiğindeki 42 No'lu parselin çıplak mülkiyetinin de davalı Fatma'ya ilişkin olduğunu imar durumunda tevhit şartı olduğundan bu parselin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın yalnızca 43 No'lu parseli yönünden görülemeyeceğini davanın reddini savunmuş, davalı Hasan Bahadır Yılmazer de taşınmazın intifa hakkı ile yükümlü olarak satılmasını talep etmiştir.
Paylaşma davalarında dava konusu edilen taşınmazın aynen bölüşülmesinin mümkün olmadığının keşfen saptanması ve satışına karar verilmesi halinde satış sonunda elde edilecek bedelin paydaşlara ya da ortaklara ne biçimde dağıtılacağının hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekir. Taşınmaz paylı mülkiyet hükümlerine tabi ise payları oranında paydaşlara, elbirliği halinde mülkiyet söz konusu ise ibraz edilecek mirasçılık belgesindeki miras payları oranında ortaklara dağıtılması, paylılık ve ortaklık hali birlikte söz konusu ise tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki paylara göre dağıtılması icap eder.
Olayımızda; mahkeme satış kararı verirken satış bedelinin dağıtımı konusunda hüküm kurmamıştır. Yukarda belirtilen esaslar dahilinde satış bedelinin ne biçimde dağıtılacağı hususunun hüküm fıkrasında gösterilmesi gerekirken bundan zühul ile yazılı biçimde karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 2 no'lu bentte açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 21.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy