(403 S. K. m. 20, 29)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından duruşmalı olarak süresi içerisinde temyiz edilmiş ancak dava miktarı itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verilmiş olup dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı sebebiyle 132 parça taşınmazda satılan payların iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkemece, davalı Yusuf Sağır'ın pay satın almadığından hakkında açılan davanın husumet yönünden, 289, 315, 397, 741, 827, 624, 664, 665 s. parsellerle ilgili pay satışı bulunmadığından, sair parseller hakkında açılan davanın da davacının Türk vatandaşlığından çıkarıldığından söz edilerek reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalılardan Yusuf Sağır hakkındaki davanın husumet yönünden 289, 315, 397, 741, 827, 624, 664, 665 s. taşınmazlarda pay satışı yapılmadığından davanın reddine ait temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Pay satışı yapılan parseller hakkındaki temyiz itirazlarına gelince;
403 S. Türk Vatandaşlığı Yasasının 4112 S. Kanunla değişik 29. maddesi ........ Ancak doğumla Türk Vatandaşlığı kazanmış olup da sonradan Bakanlar Kurulundan çıkma izni almak suretiyle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazanan kişiler ve bunların yasal mirasçıları, Türkiye Cumhuriyetinin milli güvenliği ve kamu düzenine ait hükümler saklı kalmak kaydıyla ülkede ikamet, seyahat, çalışma, miras, taşınır ve taşınmaz mal iktisabı ile ferağı gibi konularda Türk Vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler. 33.ve 35 inci maddeler hükümleri saklıdır hükmünü içermektedir.
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan 14.1.2003 tarih ve 057102 s. cevabi yazıdan davacı Nurettin Erdoğan'ın 403 S. Türk Vatandaşlığı Yasasının 20. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu'nun 7.8.1996 tarih ve 1996/8471 s. kararı ile Alman Vatandaşlığına geçmek üzere Türk Vatandaşlığından çıkarılmasına izin verildiği anlaşılmıştır.
Bu halde davacının taşınır ve taşınmaz mal edinme hakkı bulunduğundan işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken uygulama yeri bulunmayan Köy Yasası ve Tapu Yasası dayanak gösterilerek yazılı biçimde ret kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda 2. maddede açıklanan sebeple temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 03.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy