(6570 S. K. m. 7)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, neticeten işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece tahliye kararı verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait işyerinde 1.2.2001 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, müvekkilinin halen konfeksiyon alım-satımı ile uğraştığını, ekonomik kriz nedeniyle kira ödemek istemediğini, oğlu ile birlikte kiralananda aynı işi yapacaklarını, ihtarname ile ihtiyaç bildirildiği halde kiralananı tahliye etmeyen davalının tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili ihtiyacın samimi olmadığını, aynı pasajda davacıya ait boş yer ve Fatih semtinde elverişli işyeri olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
İşyerine ilişkin tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın samimi kabul edilebilmesi için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte, hiç olmazsa çalışılan yerle eşdeğer vasıfta bulunması gerekir. Eşdeğerlilik halinde mülkiyet hakkının üstünlüğü nazara alınarak aynı işin kiralananda yapılmasında ihtiyaçlının tercihi esas alınır. Tehdit ve üstünlük koşullarından birinin varlığı, ihtiyacın kabulü için yeterlidir. İkisinin bir arada bulunması gerekmez. Açıkça kiralananın üstün vasıflı olduğu belirtilmese dahi ihtiyaç isteğinin içinde bu iddianın varlığını kabul etmek gerekir. Üstünlük vasfı uzman bilirkişi aracılığıyla halen ihtiyaçlının çalıştığı yer ile kiralananda keşif yapılarak iş yönünden her iki işyerinin kıyaslanması suretiyle saptanır.
Olayımızda, davacı halen kirada konfeksiyon alım-satımı işiyle uğraştığını, aynı işi kiralananda oğlu ile yapacağını bildirerek tahliye istediğine göre halen davacının kiracı olduğu işyeri ile kiralananda mukayeseli keşif yapılarak yukarıdaki esaslar çerçevesinde rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 3.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy