(7201 S. K. m. 21, 35)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 16.9.2001 tarihinden itibaren kiracı olarak oturduğunu, aralarında yazılı kira sözleşmesi yapıldığını, davalının 2002 yılı Mart, Nisan, Mayıs ay kiralarını ödemediğinden icra takibi yaptığını, süreli ihtarın davalıya 24.5.2002 tarihinde tebliğ edildiği halde ödemede bulunmadığından temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı duruşmalara katılmamıştır.
Davalı adına çıkartılan tebligat suretinin arkasına Muhatap adreste bulunamadığı konusu: ev kapalı olduğu öğrenildi. Muhatabın bulunamama sebebi ile 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi ve Nizamnamenin 28. maddesi gereğince bağlı bulunduğu mahalle muhtarı Hülya Süngü imzasına tebliğ edildi. Örnek 2 ihbarname kapıya yapıştırıldı.Muhataba haber vermek için komşusu Perihan T.'ya tembihen bildirildi" şerhi düşülmüş mahkemece tebligatın 7201 Sayılı Kanunun 21.ve Tüzüğün 28. maddesine uygun tebliğ edilmediğinden yeniden tebliğ edilmesi için 21.1.2003 tarihli ara kararıyla karar vermiş, bu karar üzerine çıkartılan tebligat suretinin arkasına da "gösterilen adres kapalı olup bina görevlisine ve bina dışındaki kapıcıya soruldu yöneticiye ulaşılamamış olup muhatabın ismen tespit edilememesi muhtarlık kaydı olmaması sebebiyle tebliği mümkün olmadığı" şerhi düşülerek tebligatın iade edildiği anlaşılmaktadır. Yapılan bu tebligatların usulüne uygun olduğu söylenemez.Usulüne uygun tebligat olmadığından aynı kanunun 35. maddesi gereğince de tebligat yapılması yoluna gidilmesi doğru değildir. Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilerek ve taraf teşkili de sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken bundan zühul ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 16.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy