(818 S. K. m. 260, 288)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait otelde kiracı olduğunu, kira parasını ihtarname tebliğine rağmen ödemediğini, kiralananın tahliyesini istemiş,davalı vekili kira parasının süresinde konuta gönderildiğini, alınmadığını bunun üzerine tevdi mahalli tayin ettirilerek oraya ödendiğini, temerrüt bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin hasılat kirası niteliğinde olduğu ve kira parasının ödenmesi için 60 günlük süre tanınmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu edilen sözleşmenin adi kira olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosyaya ibraz edilen kira kontratosu başlığını taşıyan 1.7.1999 başlangıç tarihli sözleşmede kiralananın otel olduğu, demirbaşlarıyla birlikte teslim edildiği yazılıdır. Musakkaf nitelikte olan kiralananın B.K.nun hasılat kirası hükümlerine tabi olabilmesi için işletme ruhsatnamesiyle birlikte kiraya verilmesi gerekir. Belediye cevabi yazısında otel işletme ruhsatnamesinin davalı kiracı adına alındığı bildirilmiştir. Buna göre uyuşmazlığın B.K. nun 260. maddesine göre çözümlenmesi gerekirken, aynı Kanun'un 288. maddesinden söz edilerek davanın reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 24.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy