(4721 S. K. m. 732)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içerisinde istenilmekle tarih tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belirli günde davacı Mustafa Orhan geldi, gelenin sözlü açıklaması dinlendi dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı sebebiyle davalıya satılan payın iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki tek sorun önalım hakkına konu payın tapuda satış bedelinin muvazaalı şekilde yüksek gösterilip gösterilmediği noktasındadır. Davacı vekili önalım hakkının tanınmasını talep ederken tapuda 7.000.000.000.TL olarak gösterilen satış bedelinin muvazaalı olduğunu, payın gerçek değerinin 2.000.000.000.TL. bulunduğunu iddia etmiştir. Davacı tapuda yapılan satış akdinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Davacının bu hususu ispat zımnında dinlettiği tanıkların satış bedelinin ne kadar olduğu yönünde bilgilerinin olmadığı görülmektedir. Bu konudaki keşif ve bilirkişi mütalaası tek başına yeterli delil olarak kabul edilemez. Yargıtay'ın yerleşen içtihatları bu yöndedir. Davacı bedelde muvazaa iddiasını ispat edemediğinden tapudaki satış bedeli üzerinden önalım hakkını kullanmak isteyip istemediği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olmuştur.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 30.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy