(818 S. K. m. 287)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ihtiyaç ve imar uygulaması sebebiyle akdin feshi ve kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. .
Davacı vekili, dava dilekçesinde, belediye encümeninin imar planında gösterilmeyen ve sağlık şartlarını taşımayan tuvaletlerin yıkılarak uygun yerlerde yeniden inşa edilmesine dair karar aldığını, bu nedenle kiralanan tuvalet yıkılıp kaldırılacağından ihtiyaçlarının bulunduğunu belirterek, kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafından daha önce gönderilen ihtarnamenin de sadece kira artırımına ilişkin bulunduğunu, davacının daha önce benzer gerekçe ile açılan davanın reddine karar verilmesi nedeniyle ortada kesin hüküm olduğunu, davacının asıl amacının kira bedelini fahiş oranda artırmak olduğundan davanın iyi niyetle açılmadığını, yeni yapılmış bir yerin yıkılarak yakınına başka bir yer yapmanın da israf olacağını, davanın reddini savunmuştur.
Dava konusu edilen kiralanan 29.7.1997 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıya tuvalet olarak kullanılması için kiralanmıştır. Kiralananın niteliği itibariyle taraflar arasındaki kira ilişkisi hasılat kirasıdır. Hasılat kirasına tabi sözleşmelerde, kiralanan musakkaf olsa dahi. uyuşmazlığın Borçlar Kanununun hasılat kirasına ilişkin hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Borçlar Kanununun 287. maddesi hükmü, süreli hasılat kirası sözleşmelerinin feshi hakkındaki süreler hususunda düzenleme getirmiştir. Anılan madde gereğince, süresi bittiği halde kiralayanın açık veya zımni muvafakati ile kiracının kiralananı kullanması veya sözleşmede öngörülen ihban iki taraftan birinin yapmaması halinde, akit seneden seneye yenilenmiş sayılır. Bu gibi durumlarda bir senelik bir müddetin hitamından altı ay önce feshi ihbar kiracıya tebliğ edilmek suretiyle, o senenin sonunda tahliye davası açılabilir. Bu koşul yerine getirilirse tahliye için başka bir sebep aramaya gerek kalmaz.
Olayımızda; Davacı tarafından davalıya altı ay öncesini kapsar şekilde feshi ihbar ihtarnamesi gönderilmediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bundan zühul ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.9.2003 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy