(4721 S. K. m. 732, 734) (492 S. K. m. 30)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu payın ilişkin bulunduğu 21 No'lu parselin paydaşı olup, diğer paydaş Abdullah'ın ½ payını 7.6.2002 tarihinde 4.000.000.000.-TL bedelle davalıya sattığını üç gün önce öğrendiğini, satışın davacıdan habersiz yapıldığını belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, taşınmazın paydaşlarca özel olarak bölünerek her paydaşın belli bir kısmını kullandığını, taşınmazda gerekli tadilatlar yapılıp ayrı ayrı ailelerin yaşamasına müsait zorunlu bölümlerin eklendiğini, bu şekilde taşınmazın iki farklı bağımsız bölüm haline getirildiğini, davalının da taşınmazın ayrı bir bağımsız bölüm olması nedeniyle satın aldığını, davacının kendi payına karşılık gelen kısmı kullandığını, bu durumda önalım hakkının kullanılamayacağını, davanın süresinde açılmadığını, tapuda değer 4.000.000.000.- TL olarak gösterilmiş ise de aslında payın 9.000.000.000.-TL bedelle satın alındığını, buna karşılık dava değerinin 510.000.000.-TL olarak gösterildiğini, eksik harcın tamamlanması gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara payı öncelikle satın alma imkanını veren yenilik doğuran bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda vücut bulur. Payın satılması ile de kullanılabilir hale gelir. Davalı ile satıcı arasında yapılan satım akdinde kararlaştırılan bedel ve bu satım sebebiyle tapuda ödenen harç ve masraflar davanın değerini oluşturur.
Önalım hakkına konu edilen 21 No'lu parselde bulunan bodrum kat ( 1 ) bağımsız bölüm No'lu meskenin ½ payı 7.6.2002 tarihinde 4.000.000.000.-TL bedelle davalıya satılmış, tapu sicil müdürlüğü de bu satım nedeniyle 160.000.000.-TL harç ve masraf ödendiğini bildirmiştir. Dava dilekçesinde ise, dava değeri 510.000.000.-TL olarak gösterilerek dava harcı bu bedel üzerinden ödenmiştir. 492 Sayılı Harç Kanunu'nun 30.maddesi hükmü gereğince, davanın başında alınmış olan karar ve ilam harcının noksan olduğunun sonradan anlaşılması halinde, karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamaz. Bu durumda mahkemece davacıya dava değeri üzerinden noksan harcı tamamlaması için uygun bir süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bundan zühul ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy