(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, davalının birikmiş kira ve yakıt parası borcundan dolayı kendisine ihtarname gönderildiğini, davalının otuz gün içinde borcunu ödemeyerek temerrüde düştüğünü belirterek kiralanandan tahliyesini istemiş, davalı kira borcunun bulunmadığını davacıyla aralarında kira artışı konusunda anlaşmazlık bulunduğunu son kira parasının 125.000.000.TL olup bunun dışında kalan kira farklarını kabul etmediğini, davacının hakkında icra takibi yapmaması nedeniyle temerrütten söz edilemeyeceğini davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununun 260.maddesi uyarınca temerrüt nedenine dayalı tahliye davası açılabilmesi için kiralayanın muaccel hale gelmiş kira paralarının yasal şartları taşıyan temerrüt ihtarnamesi ile kiracıdan istemesi ve kira parasının verilen yasal süre içinde ödenmemesi gerekir.
Olayımızda; davacı 1.4.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olan davalının Ocak-Şubat 2002 ayları kirasını eksik ödemesi, Mart 2002 ayı kirası ve yakıt bedellerinin ödememesi nedeniyle kendisine ihtarname gönderildiğini, davalının ödemede bulunmayarak mütemerrit duruma düştüğünü belirterek tahliyesini istemiştir. Dava dilekçesinde açıkça talep edilen kiranın 30 gün içinde ödenmediği davalının temerrüde düştüğü belirtilmektedir. Dava bu haliyle Borçlar Kanunun 260.maddesi uyarınca açılmış temerrüt nedenine dayalı tahliye davasıdır. 6570 Sayılı Kanunun 7/e maddesine göre iki haklı ihtar nedeniyle açılmış bir dava bulunmamaktadır. Mahkemece davanın niteliği yanlış değerlendirilerek temerrüt olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 25.2.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy