(4721 S. K. m. 732, 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı şufa davasına dair karar davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, davalıya satılan payın önalım hakkı nedeniyle iptali ve tescili istemine ilişkindir. Mahkeme davayı ret etmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde Şanlıurfa İli Ceylanpınar İlçesi Menderes Mahallesinde müvekkilinin 34/80 hissesi bulunduğu taşınmazdan davalının 14.02.2000 gününde 17/80 pay satın aldığını belirterek şufalı payın iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini istemiştir. Davalı vekili ise hem davacının hem de davalının satıcı Azizin kardeşi olduğunu, Azizin taşınmazdaki 25-30 milyar değerindeki hissesini küçük kardeşi olan müvekkile sembolik bir bedelle satış suretiyle hibe amacını gerçekleştirdiğini, gerçek amacı olan hibeyi de saklı tutmak istediğini, gerçek bir satış aktine istinat etmeyen pay temliklerinde Yargıtay´ın 27.03.1957 tarih ve 12/2 s. İçtihadı Birleştirme Kararına göre şufa hakkının kullanılamayacağını ve davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda, payın 3. şahsa satılması halinde sair paydaşlara o payı öncelikli satın alma hakkını veren yenilik doğuran bir haktır. Gerçek ve geçerli olmayan temliklerde şufa hakkının kullanılması mümkün değildir. Dava konusu edilen pay 14.02.2000 gününde tapu ile davalıya satılmış, bu dava 1 aylık hakdüşürücü süre içerisinde 18.02.2000 gününde açılmıştır. Davalı yapılan temlikin hibe olduğunu savunmuş, bu konuda tanık dinletmiştir. Dinlenen davalı tanıkları yapılan temlikin hibe olduğu yolunda bir beyanda bulunmamış, davanın ikamesinden sonra satıcı tarafından davalıya satış bedelinin iadesinden söz etmişlerdir. Davacı tanığı olarak satıcıda tapuda yapılan temlikin satış sözleşmesine dayandığını bildirmiştir. Bu halde önalım bedelinin depo edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yapılan temlikin hibe olarak kabul edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 13.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy