(818 S. K. m. 260) (1086 S. K. m. 43)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur.
1 - Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre alacağın tahsiline ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan kira sözleşmesi 15.1.1999 başlangıç tarihli ve beş yıl sürelidir. Kiralayan davacıların miras bırakanı Ahmet, kiracı davalı Ali'dir. Kiralayanın 7.10.1999 tarihinde öldüğü ve mirasçı olarak davacıları bıraktığı dosyaya ibraz olunan veraset ilamı ile belirlenmiştir. Mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan tek mirasçı tarafından keşide ve tebliğ ettirilen ihtarnameye dayanarak tahliye kararı verilemez. Bu eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün olmadığından tahliye davasının reddine karar verilmesi gerekirken bundan zühul olunarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı sebeple alacağa ilişkin hükmün ONANMASINA, 2. bentte yazılı nedenle tahliyeye ilişkin hükmün BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 8.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy