(1086 S. K. m. 428) (818 S. K. m. 262)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 26.000 m2'lik taşınmazda davalının kiracı olduğunu, müvekkili belediyenin kiralananı spor sahası olarak kullanacağından ihtiyacının bulunduğunu, bu konuda belediye encümenince de karar alındığını, davacının yasal süresi içinde akdi feshettiğini belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, kiralananın Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğunu, Borçlar Kanununun 262.maddesi gereğince üç ay önceden akdin feshedildiğinin bildirilmediğini, tapu kaydına göre belediyenin dava açma hakkının bulunmadığını, davacının iyi niyetli ve samimi de olmadığını, ilçede spor alanı olarak değerlendirilebilecek çok daha uygun yerlerinin bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında akdedilen 1.11.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile düz alan niteliğindeki taşınmaz sürücü kursu pist alanı olarak kullanılmak üzere davalıya kiralanmıştır. Davacı kiralayan olduğuna göre davanın açılmasında bir usulsüzlük yoktur. Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bundan zühul ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy