(818 S. K. m. 262) (6570 S. K. m. 1)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava akdin feshi nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme davayı süreden reddetmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkil idareye ait gayrımusakkaf taşınmazda kiracı olduğunu, kira akdi belirli süreli olup 31.12.2000 tarihinde sona erdiğinden sözleşmenin süresiz hale geldiğini, davalıya B.K. 262. maddesine göre ihtar keşide ettiklerini, akdin feshi ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise sözleşmenin özel şartlarının onuncu maddesindeki ihbar şartına uyulmadığından sözleşmenin aynı şartlarda bir yıl uzadığını, davanın süresinde açılmadığını, dava konusu yerin musakkaf olup 6570 sayılı kanun hükümlerine tabi olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davaya dayanak teşkil eden ve karşı konulmayan kira sözleşmesi 1.1.1998 başlangıç tarihli üç yıl sürelidir. Sözleşmede kiralanan yerin cinsi 52.15 m2 alanlı çay bahçesi büfe ve kafeterya olarak belirtilmiştir. Davacı dava konusu yerin gayri musakkaf olduğunu bildirerek Borçlar Kanunu hükümlerine göre dava açmıştır. Davalı ise buna karşı çıkarak söz konusu yerin musakkaf olduğunu ve kiralananın 6570 sayılı kanun hükümlerine tabi bulunduğunu savunduğuna göre tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durulması, gerekirse bilirkişi marifetiyle mahallinde keşif yapılması, uygulanacak kanunun belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bundan zühul ile eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 19.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy