(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının aylık peşin ödenmesi gereken Haziran 2001 ve Temmuz 2001 ayları kirasını ödememesi nedeniyle hakkında iki kez icra takibi yapıldığını, davalının ödeme emirlerinin tebliğinden sonra kiraları ödediğini, bu şekilde iki haklı ihtara sebebiyet verdiğini belirterek davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili kira paralarının davacıya makbuz karşılığı ödendiğini, ancak kira paralarını almamak konusunda gayret gösterdiğini, icra takiplerine konu aylar kirasını ödemek için gidildiğinde davacının kirayı almayacağını ifade ettiğini, buna dair tanıklarının bulunduğunu, kira parasını almayarak aslında davacının mütemerrit hale geldiğini, bu nedenle icra takiplerinin haklı ihtarlar sayılamayacağını, Temmuz 2001 ayı kirasının da davacının banka hesabına ödendiğini, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 1.8.2000-1.8.2001 kira yılı içinde davalının iki haklı ihtara neden olup olmadığı noktasındadır. Davalı ihtarlara konu aylar kirasının ihtar tebliğlerinden önce elden ödenmek istenmesine rağmen davacı tarafından alınmadığını savunmuş, 11.3.1959 gün ve 957/23 esas 959/20 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca dinlenen davalı tanıkları da, ihtarlara konu aylar kirasının icra takiplerinden önce davacıya elden ödenmek istendiğini birbirlerini doğrular şekilde ifade etmişlerdir. Dosyadaki belgelerden de davalının Temmuz 2001 ayı kirasının da sözleşme gereği elektrik ve atık su paralarının yatırıldığı davacının banka hesabına, 4.7.2001 tarihinde yapılan icra takibinden önce 2.7.2001 tarihinde yatırdığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken bundan zühul ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 3.3.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy