(4721 S. K. m. 732)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacılar tarafından süresi içerisinde istenilmekle tarih tayin edilerek taraflara davetiyeler gönderilmişti. Belirli günde davacılar vekili Av. Ahmet Tevfik Kuray ve davalı vekili Av. Lütfi Ural geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı sebebiyle davalıya satılan payın iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar vekili, dava dilekçesinde müvekkillerinin önalım hakkına konu edilen payın ait bulunduğu taşınmazın paydaşı olduklarını, paydaşlardan Yalçın Şahin'in ½ payını 04.09.2001 gününde davalıya sattığını, 03.10.2001 gününde öğrendiklerini ileri sürerek 02.11.2001 gününde ikame ettiği iş bu dava ile ½ payın iptali ile müvekkilleri adına tescilini istemiştir. Davalı vekili, satıcı Yalçın Şahin'in taşınmazın imar durumunun çıkartılarak üzerinde petrol istasyonu kurulması amacıyla aldığı ½ payı ekonomik kriz sebebiyle amacın gerçekleştirilemeyeceğinin anlaşılması üzerine eski malikleri yerine davalıya bedelsiz olarak sattığını, tapudaki satış bedelinin çok düşük gösterildiğini, davacıların durumdan ve satışlardan haberdar olduklarını davanın reddini savunmuştur. Mahkeme davanın süresinde açıldığının kabulü ile önalım hakkına konu edilen payın keşfen bilirkişi tarafından tespit edilen değeri olan 276.000.000.000-TL davacı tarafça depo edilmediğinden davanın reddine karar vermiştir. Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü bir şahsa satılması halinde sair paydaşlara payı öncelikle satın alma imkanını veren kurucu yenilik doğuran bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda vücut bulur. Payın satılması ile kullanılabilir hale gelir. Paydaş davacı bu payı satın almak isterse satıcı ile davalı arasında yapılan satım akdinde kararlaştırılan bedeli ve bu satım nedeniyle tapuda ödenen harç ve masrafları ödemek zorundadır. Olayımızda, 04.09.2001 gününde gerçekleştirilen işlemin satış olduğu tapu kaydı ve dayanağı akit tablosu içeriği ile sabittir. Bu resmi işlemde satıma ait bedel 30.500.000.000.-TL olarak gösterilmiştir. Her ne kadar davalı bu intikalin gerçekte satış biçiminde olmadığını, bir bedel ödenmediğini, tapudaki bedelin bu nedenle düşük gösterildiğini ileri sürmüş ise de, davalı satım akdinin tarafı olduğundan akdin mahiyeti ve bedelinde muvazaa yapıldığı iddiasında bulunamaz. Davalıya yapılan intikal satış suretiyle olduğuna göre satıcı ile davalı arasındaki sair ilişkilerin önalım hakkına bir etkisi yoktur. Satış tarihi ile dava tarihi arasında uzunca zaman geçmediğinden objektif değer artışlarının tespitine ait uygulamanın olayda tatbik imkanı da bulunmamaktadır. Bu nedenle tapuda gösterilen satış bedeli, harç ve masraflarının önalım hakkı bedeli olarak kabulü icap eder. Tapudaki satış bedeli harç ve masraflarının depo edilmesi için davacıya münasip süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hükmün tesisi hatalı olmuştur. Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, davacılar yararına takdir edilen 275.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine 01.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy