(818 S. K. m. 264) (1086 S. K. m. 76)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, 11.161.350.000 TL tazminatın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda kiracı olup dördüncü dönem kira parasını ödemediği gibi milli emlak müdürlüğüne verdiği dilekçe ile de akdin feshi ile ödediği kiraların iadesini istediğini, bu konuda Bakanlık Makamı'ndan görüş sorulduğunu, Bakanlığın da talebin sözleşmeye aykırı ve gerçekçi olmaması kira bedellerinin süresinde ödenmemesi sebebiyle akdin feshini kira bedellerinin tahsilini ve bir yıllık kira bedeli tutarında tazminat alınmasını istediğini, bu nedenle davalıya bir yıllık kira bedeli 11.161.350.000 TL'nin onbeş gün içinde idareye ödenmesinin bildirildiğini, ancak davalı tarafından bir ödeme yapılmadığını belirterek, 11.161.350.000 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, kiralananın ortaöğretim kurumu kampusu olarak kullanılacağının beyan edilmesi ve sözleşmede Maliye Hazinesi'nin istediği zaman kiracıyı çıkarma yetkisi bulunması nedeniyle kiralanana yatırım yapma konusunda tereddüde düşen davalının durumun açıklığa kavuşturulması için milli emlağa başvurduğunda sanki sözleşme davalının kusuru ile feshedilmek isteniyormuş gibi gösterilerek kötü niyetle akdin feshi ve tazminat istendiğini, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında düzenlenmiş kira sözleşmesi 5.9.2001 başlangıç tarihli ve beş yıl sürelidir. Sözleşmenin özel 3. maddesinde kiracının kira dönemi sona ermeden faaliyetini durdurması, sözleşmenin feshine neden olması veya işletme ruhsatı alamaması, işletme ruhsatının iptal edilmesi hallerinde kalan süreye ait kira bedellerinin kiracıdan tahsil edileceği ve kira tahsil edilmiş ise iade edilmeyeceği kararlaştırılmıştır. Davalı 22.10.2002 tarihli dilekçesi ile kiralananın bulunduğu 1 No'lu parselin ortaöğretim kampusu içinde kaldığını, bu şartlar altında araziden yararlanma imkanının kalmadığını, şu ana kadar arazi üzerinde herhangi bir işlem yapılmadığını, bu nedenle 25.9.2002 tarihinden bu yana ödenmiş kiraların iadesini istemiştir. Davacı idare ise, davalının henüz gerçekleştirilmemiş bir planlama gerekçe gösterilerek yatırım yapamadığını ileri sürmesinin gerçekçi görülmemesi nedeniyle akdin feshini, kira bedellerinin tahsilini, kiralananın teslim alınmasını ve genel hükümlere göre kiracıdan bir yıllık kira bedeli 11.161.350.000 TL. tazminatın tahsilini davalıya 28.3.2003 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarname ile istemiştir.Her ne kadar dava dilekçesinde Borçlar Kanunu'nun 264.maddesi hükmü uyarınca tazminat istenilmiş ise de dava yoluyla akdin feshi talep edilmeden tazminat istenemez.Dava dilekçesinde Borçlar Kanunu'nun 264.maddesinden söz edilmesi davada etkili değildir.
Hukuki nitelendirme HMUK'nun 76.maddesi uyarınca hakime ait bulunmaktadır.Bu durumda davacının tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetmesi hukuki sonuç doğurmayacağından, davacının akdi feshetmekte haklı olup olmadığı ve tahliyenin gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 21.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy