(818 S. K. m. 487) ( 2004 S. K. m. 67 )
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı İtirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının S. K. ile yapılan kira sözleşmesinin müteselsil kefili olduğunu, kiracının Ağustos 2001 tarihinden itibaren kira paralarını ödememesi nedeniyle hakkında yapılan icra takibinin itiraz edilmemesi sebebiyle kesinleştiğini, davalının da kira alacağının 1.8.2001-1.6.2002 tarihleri arasındaki kısmından sorumlu olup hakkında yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptalini, takibin devamını ve % 40' dan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, kira akdi yapılırken tüm görüşmelerin Y. Y. ile yapılmasına rağmen çıkan anlaşmazlık nedeniyle sözleşmenin davacı tarafından imzalanmadığını, davacının imzalamadığı sözleşmeyi işleme koyduğunu ve haksız şekilde davalıdan kira parası istediğini, taraflar arasında hukuka uygun hazırlanmış ve akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığından davalının kira borcunun olmadığını, davanın reddini ve davacının % 40'dan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini savunmuştur.
Davacı 10.6.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile taşınmazını kiracı S. K. 'ya kiralamış, sözleşmeyi davalı ve dava dışı Ö. B. " ortak zincirleme kefil borçlu" sıfatı ile imzalamışlardır. Kiracının Ağustos 2001 tarihinden itibaren kira paralarını ödememesi sebebiyle davalı hakkında Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün 2003 / 5152 esas sayılı dosyası ile kefalet süresiyle sınırlı olarak ve kiracı hakkında yapılan İcra takibi nedeniyle fazla ve mükerrer tahsile mahal vermemek kaydıyla Ağustos 2001-Mayıs 2002 arası ayları kirasının tahsili için İcra takibi yapılmıştır. Müteselsil kefalet Borçlar Kanunu'nun 487/1. maddesinde düzenlenmiş olup anılan madde "kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden evvel kefil aleyhinde takibat İcra edebilir" hükmünü içermektedir. Bu durumda davacının doğrudan ya da kiracı ile birlikte müteselsil kefil hakkında icra takibi yapması mümkün olup takibe konu edilen aylar kirasının ödendiği kanıtlanamadığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 13.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy