(1086 S. K. m. 74)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, dava konusu işyerinin 1.7.2001 tarihli sözleşme ile H.İbrahim'e kiralandığını, kiracının taahhüdüne rağmen tahliye etmemesi ve kiraları da ödememesi nedeniyle icra takibi yapıldığında dava konusu yeri davalı şirketin işgal ettiğinin öğrenildiğini belirterek fuzuli işgal nedeniyle davalının tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Yargılama sırasında davacı vekili 17.6.2004 tarihli dilekçede, kiracı hakkında icra mahkemesinde açılan davada tahliye kararı verildiğini, davalı şirketin alt kiracı olduğu kabul edilse bile, asıl kiracının tahliyesi ile alt kiracılığın da sona erdiğini, artık davalı şirket hakkındaki davanın da bu suretle konusuz kaldığını ve reddi gerektiğini bildirmiş ve 1.7.2004 tarihli oturumda da beyanını tekrarla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUMK. nun 74.maddesi gereğince hakim taleple bağlıdır. Bu nedenle konusu kalmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken talep dışına çıkılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 07.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy