(2004 S. K. m. 269) (818 S. K. m. 260)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar borçlu tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Takip talepnamesi ile 1.6.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanılarak Haziran 2004 kirası 300.000.000.-TL ve tahliye istenmiş, mahkemece tahliye istemi bulunmamakla münhasıran itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, davacıya takip konusu alacağın %40 oranında tazminat verilmesine karar verilmiştir. Karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Takip talepnamesi incelendiğinde tahliye isteminin yer aldığı görülmüştür. Mahkemece takibin devamına karar verilmesi ile tahliye sonucu doğmaktadır. İİK.nun 269/1. maddesinin göndermesi ile Borçlar Kanununun 260. maddesine göre yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamaz. Olayımızda, ödeme emri borçluya 16.6.2004 tarihinde tebliğ edilmiş olup borçlu 23.6.2004 tarihinde mahkemeye başvurarak itirazın kaldırılması ve takibin devamı istediğine göre otuz günlük yasal sürenin beklenmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda yasal otuz günlük süre beklenmeden mahkemeye başvurulduğuna göre mahkemece takibin devamına karar verilmesi tahliye sonucunu doğurmayacağından tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekir.
2- Takibe dayanak olan 1.6.2003 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesinin altıncı maddesinde ikinci yıl kiranın %200 artırılacağı hüküm altına alınmıştır. Borçlu icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazında bu artış şartını kabul etmeyerek Haziran 2004 kirasının 100.000.000.-TL olduğunu ve bu miktarı da tevdii mahalli olan Vakıfbank'a yatırdığını savunmuştur. Dosyada mevcut hesap ekstresinden davalı borçlunun 1.6.2004 tarihinde tevdii mahalli olan Vakıfbank'a Haziran ayı kirası olarak 100.000.000.-TL'sını yatırdığı görülmüştür. Takibe dayanak olan 1.6.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesindeki artış şartı geçerli olup, alacaklının Haziran 2004 kirası olarak 300.000.000.-TL'sını takip konusu yapması yasaldır. Ancak 100.000.000.-TL borçlu tarafından süresinde ödendiğine göre alacaklı yararına 200.000.000.-TL üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmemesi de doğru değildir.
Sonuç: Kararın yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy