(1086 S. K. m. 567)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava iki adet taşınmazın paylaşılmasına ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin 282 parsele ilişkin temyiz itirazı yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin 7 nolu taşınmaza ilişkin temyizine gelince:
Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu parsellerde davalı ile birlikte malik olduklarını paydaşlığın satış suretiyle giderilmesini istemiştir. Davalı vekili ise dava konusu 7 nolu taşınmaz üzerindeki evin müvekkili tarafından yapıldığını bu konuda mülkiyet tespit davası açtıklarını ve bekletici mesele yapılmasını savunmuştur.
Paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parçanın (muhtesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde eğer bunların değeri sulh hukuk mahkemesinin görevine giriyorsa olay bir hadise olarak sulh hukuk mahkemesinde çözümlenir. Aksi halde paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HUMK 567 maddesi hükmü uyarınca on günlük yasal süre verilmelidir. Yasadan doğan bu süre kesin olup kısaltılamaz ve uzatılamaz. Bu süre içerisinde dava açılırsa sonucunun beklenmesi, açılmaz ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Olayımızda, davalı vekili 22 6 2004 tarihli dilekçesinde dava konusu edilen ve satışına karar verilen 7 nolu parsel üzerindeki evin müvekkili tarafından yapıldığını ve mülkiyet tespit davası açtığını belirmiştir. Mahkemece mülkiyet tespit davasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda bir nolu bentte yazılı nedenle 282 nolu parsele ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, iki nolu bentte yazılı sebeple 7 nolu parsele yönelik hüküm kısmının BOZULMASINA ve onanan kısım için taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %09 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 10.10. YTL'nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edenden alınmasına, 07.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy