(818 S. K. m. 289)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından duruşmalı olarak süresi içinde temyiz edilmiş ancak duruşma pulu ekli olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verilmiş olup dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, temerrüt ve akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile akde aykırılık nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait pergole binasını cafe-restoran olarak çalıştırmak üzere kiraladığını, sözleşmenin özel maddeleri gereğince aylık ciro üzerinden ödemesi gereken kira paralarını ödemeyerek temerrüde düştüğünü, beş-altı aydır kiralananı kapalı tuttuğunu, kiralananın çevresinin bakım ve onarımından, elektrik ve su paralarından sorumlu olduğu halde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyerek akde aykırı davrandığını belirterek davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kiralananı cafe-restoran olarak kullanabilmesi için büyük masraflar yapmasına rağmen burasının imar planında yeşil alan göründüğünden tesislerin belediye tarafından yıkılmasının söz konusu olduğunu, davalının iki yıldır zarar ettiğini, kiralananı işleyemez duruma geldiğini, kar ve cirosu bulunmadığından davacının ciro payının doğmadığını, aslında akde aykırı hareket edenin davacı olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanunu'nun 289. maddesi hükmü uyarınca kiracı, kiralananın işletilmesi ve korunmasına ilişkin borçlarına aykırı davranır ve kiralayanın ihtarına rağmen ve verilen uygun süre içinde borçlarını yerine getirmezse kiralayan akdi feshedebilir. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışa son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi 1.5.2000 başlangıç tarihli ve on yıl sürelidir. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 6. maddesinde kira parası aylık cironun %7'si olarak kararlaştırılmıştır. Bu hüküm gereğince taraflar arasında hasılat kirası ilişkisi bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı, dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yönünden davalının akde aykırı davrandığını belirterek kiralanandan tahliyesini istemiş ise de, kiralananın doğrudan kullanımına ilişkin olmayan kira parası, su ve elektrik bedellerinin ödenmemesi akde aykırılık oluşturmaz. Sözleşmenin özel hükümlerine aykırı şekilde kiralananın kapalı tutulması, kiralananın çevresinin bakım ve onarımının yapılmaması konularında da kiralananın eski hale getirilmesi ve akde aykırılığın giderilmesi için davalıya yukarda açıklanan şekilde bir ihtarname gönderilmemiş ve süre tanınmamıştır. Bu durumda akde aykırılık koşulları oluşmadığı gibi, davadaki maddi olgular akdin feshi olarak nitelendirilse dahi bu hususa dayanak yapılan olguların da gerçekleşmediği dosya içeriğinden anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye hükmedilmesi hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.2.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy