(4721 S. K. m. 698, 699) (1086 S. K. m. 417)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla ... gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet bağımsız bölümün paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış karan verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre, temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen 30 parsel no.lu taşınmazdaki bodrum kat (6) no.lu bağımsız bölüme tarafların birlikte malik olduğunu, taşınmazın aynen bölünmesinin mümkün olmadığını, rızaen satışının da bugüne kadar sağlanamadığını belirterek, taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalı vekil, davayı kabul etmediklerini, ancak Mahkemenin belirleyeceği bedel üzerinden diğer paydaşların paylarını ödemeye talip olduklarını savunmuştur.
Paydaşlığın giderilmesi davaları, paylı ya da elbirliği hükümlerine tabi mallarda paydaşlar ya da ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Davanın bu özelliği gereğince paydaşlar yargılama giderleri ve vekalet ücretinden payları oranında sorumludurlar. Mahkemece satış bedeli üzerinden alınacak nispi harç ve vekalet ücretinin taraflardan ne şekilde alınacağının kararda gösterilmesi gerekirken bundan zühul olunması hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK' nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 1.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy