(4721 S. K. m. 698, 699) (3194 S. K. m. 16)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava bir adet taşınmazın paylaştırılmasına ilişkindir. Mahkeme taksim kararı vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, Calköyü camii sokağında bulunan 16380m2 yüzölçümündeki yedi ada 2324 nolu parselde davalı ve müvekkilinin malik olduklarını, taraflar arasında aynen bölüşmenin mümkün olmadığını, taksim suretiyle paydaşlığın giderilmesini istemiştir. Davalı ise aralarında harici taksim yaptıklarını, bölüşmenin mümkün olmadığını on beş yıldır taksim ettikleri şekilde kullandıklarını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Paylaşma davaları paylı ve elbirliği mülkiyetine tabi mallarda paydaşlar ya da ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, yanlar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davaların özelliği itibariyle M.K. 699 maddesine göre paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamaz ise paydaşlardan birinin istemi üzerine hakim aynen bölünerek paylaştırılmasına, paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine, olanak yoksa satışa hükmolunur. Aynen bölünme yapılırken malın bölünen parçalarının toplam değerinin bölünmeden önceki bütününün değerine nazaran bir azalma göstermemesi icap eder. Aynen bölüştürülmesi mümkün olduğunun anlaşılması halinde bölüşmeye ilişkin krokinin düzenlenmesi ve onay makamına gönderilmesinden sonra her bir paydaşa bu krokiye göre hangi yerin verileceği konusunda irade birliği sağlanamadığı takdirde kura yoluna baş vurulması, paydaşlara verilen parça belirlenirken tapudaki pay oranları da dikkate alınmalıdır.
Dava konusu edilen ve satışına karar verilen yedi ada 2324 nolu parsel tapuda üzerinde bir kargır ev ve iki ahşap ev olan tarla vasfıyla kayıtlıdır. Belediye Başkanlığının 29.7.2003 tarihli cevabı yazısında dava konusu parselin bir kısmının imar planı içinde bir kısmının da imar planı dışında kaldığı bildirilmiş ise de, imar uygulanmasının yapılmadığı, imar planı içinde kalan kısmını ifraz edilerek ayrı bir parsel numarası almadığı tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu nedenle dava konusu parselin bir bütün olarak aynen bölüştürmenin mümkün olup olmadığı üzerinde durulmalı aynen bölüştürülmesi mümkün olduğu takdirde bölüştürmeye ilişkin krokinin düzenlenmesi ve bunun onay makamına gönderilerek, alınacak cevabı yazının sonucuna göre işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde onay makamından sormadan taksim kararı verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy