(818 S. K. m. 260)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı isteğine ilişkindir.Mahkemece kiralananın tahliyesine ve alacağın kısmen tahsiline karar verilmiş ve hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 3.9.2001 başlangıç ve 31.12.2001 bitim tarihlidir. Kiralanan büro olarak gösterilmiş, aylık net 51.000.000.TL kira parasının her ay ayın beşine kadar peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır.Sözleşmenin özel şartlar bölümünün 28.maddesinde muacceliyet şartına yer verilmiş, yine taraflarca imzalanmış özel şartlar başlığını taşıyan sözleşme ekinin 6.maddesinde "kira süreleri dolan taşınmaz malların kira bedeli yıllık ortalama toptan eşya fiyat endeksleri dikkate alınarak emsal ve rayiç bedele uygun hale getirilecektir" hükmüne yer verilmiştir.Davalının sözleşmede kararlaştırılan aylık net 51.000.000.TL kira parasını ödediği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık konusu olan sözleşmedeki artış şartının belli ve muayyen olup olmadığı, buna göre kira borcunun bulunup bulunmadığı, davalıya yazılan 19.6.2002 tarihli kira parasının ödenmesine ilişkin yazının B.K. 260. maddesi anlamında ihtarname sayılıp sayılmayacağı ve tahliyeye esas olup olmayacağı noktasındadır.
Sözleşmenin özel şartlar bölümünün 6. maddesinde kira süreleri dolan taşınmaz malların kira bedelleri yıllık ortalama toptan eşya fiyat endeksleri dikkate alınarak emsal ve rayiç bedele uygun hale getirilecektir şeklindeki ifade bir rakamı içermediğinden belli ve muayyen olduğu kabul edilemez, temerrüde esas alınamaz.19.6.2002 tarihli temerrüt yazısı ile sadece kira farkının otuz günde ödenmesi istenmiş, muacceliyet şartına dayanılarak istenen kira miktarı açıklanmadığı gibi geçerli olmayan bir artış şartına bağlı bulunduğundan ve ödenecek kira miktarı konusunda taraflarca irade birliği de sağlanmadığından B.K.260. maddesindeki temerrüt ihtarı olarak kabul edilemez ve buna dayalı olarak tahliye kararı verilemez. Bu sebeple davanın tümünün reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 02.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy