(4721 S. K. m. 684, 698, 699)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava üç adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş ve hüküm davacılar vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Satış yoluyla paylaştırılması istenilen taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça bulunuyorsa ve bunların da bir kısım paydaşlara aidiyetine ilişkin olarak tapu da şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve bütünleyici parça ana taşınmazın değerinde bir artış öngörüyorsa o takdirde oran kurulması ve satış parasının bu oran esas alınarak dağıtılması gerekir. Oran kurulurken arzın ve bütünleyici parçaların değeri dava tarihi itibariyle ayrı ayrı belirlenir. Bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri saptanır. Bulunan bu toplam değerin yüzde ne kadarının arza, ne kadarının bütünleyici parçaya isabet ettiği hesap edilir. Satış sırasında elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu esaslara göre yapılır. Bütünleyici parçalara isabet eden kısmın sadece bütünleyici parça sahiplerine, arza isabet eden kısmında payları oranında tüm paydaşlara verilmesi icap eder.
Olayımızda; davalılardan Hüseyin A. davaya konu her üç parseldeki meyve ağaçlarını kendisinin dikip yetiştirdiğini 49 no'lu parseli sulamak için boru döşeyip 53 nolu parselden su getirdiğini, 53 ve 261 no'lu parsellere kuyu açtığını belirterek bunların değerlendirilmesini istemiş, davacılar vekili bu taleplere karşı çıkmış, diğer davalı Salih Tanık'ın beyanı alınmamıştır. Dava konusu 49 ve 53 nolu parsellerin tapu kaydında "Bu parseldeki kiraz ağaçları ve gelirinin Hüseyin A.'ya ait olduğuna" dair şerh bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece tapudaki şerhte yazılı kiraz ağaçlarının değeri belirlenip yukarıdaki esaslar dahilinde oran kurulmak suretiyle satış bedelinin buna göre dağıtılması, diğer muhtesatın aidiyeti konusunda paydaşların beyanlarına başvurularak, ittifak sağlandığı takdirde yukarıda belirtilen esaslara göre oran kurulması, aksi takdirde oran kurulmadan satış kararı verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy