(4721 S. K. m. 686, 698, 699) (1086 S. K. m. 569, 570)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, davalı ile birlikte dava konusu edilen 1376 No'lu parselin paydaşları olduklarını, taşınmazı aralarında anlaşarak paylaşamadıkları gibi, davalının taşınmazdan yararlanmasına da engel olduğunu, üzerine beş adet camekan yaptırarak hepsini sahiplenmek istediğini belirterek, taşınmazın aynen paylaştırılmasını, mümkün değilse satışını talep etmiştir. Davalı davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış ve bir beyanda bulunmamıştır.
Tarafların 1/2'şer payının bulunduğu dava konusu edilen 1376 parsel No'lu taşınmaz Beyrubucak Köyü sınarları içinde yer almaktadır. 16.000 m2 yüzölçümlü ve beş adet cam sera kargir ev ve tarla vasfı ile tapuya kayıtlıdır. Mahallinde yapılan keşif sonrasında fen bilirkişisi düzenlemiş olduğu raporunda 5.000 m2 alan ve 25 m yol cephesi şartını taşıyan taşınmazın ifraz koşullarını taşıdığını, ancak üzerinde yer alan cam seraların aynen bölünme sonucu oluşacak bir parselde müstakil olarak kalması mümkün olmadığından aynen bölünemeyeceğini belirtmiştir.
Taşınmazın yol cephesi ve yüzölçümü itibariyle aynen bölünme koşullarını taşıdığı anlaşılmaktadır. Aynen bölüştürülme araştırılırken zeminin durumunun esas alınması gerekirken, üzerinde bulunan cam seraların varlığından söz edilerek aynen bölünmesi mümkün olmadığından bahisle satış kararı verilmesi doğru değildir. Taşınmaz üzerinde eklenti niteliğinde bulunan cam seraların varlığı aynen bölünmeye engel teşkil etmez. Bu durumda mahkemece teknik bilirkişi marifetiyle yeniden keşif yapılarak ifraz krokisinin hazırlattırılması, onay merciine gönderilerek aynen bölünmenin mümkün olup olmadığının sorulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bundan zühul olunması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy