(818 S. K. m. 262, 263)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, feshi ihbar nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 1.5.1991 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesinde kiralananın niteliği boş arsa olarak belirtilmiş olup, odun-kömür satış işinde kullanılacağı yazılıdır. Kira sözleşmesinin bu niteliğine ve mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre kiralanan Borçlar Kanununun adi kiraya ilişkin hükümlerine tabidir. Borçlar Kanununa tabi olarak süreli kurulan kira sözleşmeleri, süre sonunda fesh edilmediği takdirde Borçlar Kanununun 263.maddesi gereğince süresiz hale dönüşür, aynı kanunun 262.maddesindeki sürelerden yararlanarak fesih ve sona erdirilir. Bu nedenle 1.5.1991 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesi 1.5.1992 tarihinden itibaren süresiz hale gelmiştir. 6.11.2002 tarihinde davalıya tebliğ edilen feshi ihbar ihtarnamesi, kira sözleşmesinin başlangıcına nazaran ikinci altı aylık dönemin ilk üç ayı içerisinde bulunduğundan 8.5.2003 tarihinde ikame edilen dava süresindedir. Bu durumda akdin feshi ve tahliye kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy