(4721 S. K. m. 698, 699) (1086 S. K. m. 569, 570)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Kemal Bilgiç tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, onyedi adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece 7, 29, 31, 67, 43, ada 35 ve 43 ada 79 No'lu parseller hakkındaki davanın vazgeçme sebebiyle reddine, diğer taşınmazların satışına karar verilmiş, hüküm davalı Kemal Bilgiç tarafından satışına karar verilen taşınmazlara ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, taşınmazların cinsi, yüzölçümü, pay ve paydaş sayısı ile imar durumu itibariyle aynen bölünerek paylaştırılmalarına olanak bulunmamasına nazaran satışlarına karar verilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre, temyiz eden davalı Kemal Bilgiç'in 9, 23, 25, 34, 112 ada 35, 36, 3 ada 79, 112 ada 79, 133 No'lu parsellere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-3 ada 13 ve 45 ada 27 parsel No'lu taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen taşınmazlara tarafların birlikte malik olduklarını, taşınmazların paylaştırılması konusunda anlaşamadıklarını, davacıların taşınmazlardan gereği gibi yararlanamadıklarını belirterek, taşınmazların aynen bölünmesi, mümkün değil ise satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalılar Kemal, Selami, İsmail ve Halis B., taşınmazların babalarından intikal ettiğini, fiilen paylaşarak kullandıklarını, taşınmazların bölüştürülmelerini, satış istemediklerini savunmuşlar, diğer davalılar duruşmalara gelmemiş ve bir beyanda bulunmamışlardır.
Paydaşlığın giderilmesi davaları, paylı ve elbirliği mülkiyetine tabi mallarda paydaşlar ya da ortaklar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren, birlikte mülkiyetten ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bütün paydaşların ya da ortakların davada taraf olarak gösterilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması zorunludur.
Olayımızda; dava konusu edilen 3 ada 13 ve 45 ada 27 parsel No'lu taşınmazların paydaşları Mahmut ve Hatice B.'in mirasçılık belgesinden, tapu paydaşlarının mirasçıları Seyyide K., Hüsniye B. ve Pakize B.'in davada taraf olarak yer almadığı, yine mirasçılardan Fahrettin D.'un isminin dava dilekçesinde ve hükümde "Vahdettin" olarak yazıldığı, tebligatların da Vahdettin Dursun adına çıkarılıp tebliğ olunduğu, Fahrettin D.'un davada usulüne uygun şekilde yer almadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece adı geçen mirasçılar davaya dahil edilmeden ve böylece taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devamla işin esası hakkında hüküm tesisi hatalı görüldüğünden hüküm bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle dava konusu edilen 9, 23, 25, 34, 112 ada 35, 36, 3 ada 79, 112 ada 79, 133 No'lu parsellere ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, yukarıda ( 2 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle 3 ada 13 ve 45 ada 27 No'lu parsellere ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA, ve onanan kısım için taşınmaz malın satış bedelinden hissesine düşecek paranın %09 nisbetinde hesaplanacak onama harcından peşin alınan 7.880.000.liranın mahsubu ile bakiyesinin temyiz edenden alınmasına 26.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy