(818 S. K. m. 266)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, 1.8.2002 tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı olan davalının kiralananı hor kullandığını ileri sürerek mahkemece yaptırmış olduğu delil tespitindeki bilirkişi raporuna göre binadaki hasar bedeli 1.725.000.000.-TL işcilik bedeli 75.000.000.-TL ve hasar nedeni ile kiraya verememesinden dolayı zararı 200.000.000.-TL'nin 1.8.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yapılan yargılama sırasında da davacı vekili davayı 23.9.2003 tarihli dilekçesi ile ıslah ederek 1.725.000.000.-TL'lik hasarın giderilmesi için işçilik bedelinin 191.000.000.-TL kiraya verememekten dolayı uğranılan zararın 2.335.000.000.-TL olduğunu belirterek bu miktarların davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiştir.
Mahkemece 1.725.000.000.-TL hasar, 191.000.000.-TL işçilik bedeli ve 10 günlük kira kazancı 81.000.000.-TL hakkında dava kabul edilmiş davacının fazlaya ait istemi reddedilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Kiralanan akaryakıt istasyonu, lokanta, yıkama yağlama v.b. olarak kullanılmak üzere kiralanmıştır. Mahkemece hükme esas alınan tespit dosyasındaki 19.8.2002 tarihli bilirkişi raporunda binanın herhangi bir şekilde kullanılmadığı belirtilmekle beraber raporda badana yapılması için 1.623.724.126.-TL'nin sarfı gerektiği açıklanmış ise de bunun Borçlar Kanununun 266.maddesindeki düzenleme karşısında kiracının sorumluluğunu gerektirip gerektirmediği, gerektiriyor ise ne sebeple gerektirdiği açıklanmamıştır. Bu yön gözetilmeden ve bilirkişilere gerekli açıklattırılma yaptırılmadan karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2.bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 30.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy